KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13300 E., 2025/11200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2515 Esas, 2024/1874 Karar
- Karar
- Esastan ret / Düzeltilirek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/434 Esas, 2023/272 Karar
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine, resen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dosyaya ilişkin dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ..., .... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu olan taşınmaza yol ve tretuvar yapılmak suretiyle davalı idare tarafından fiilen ve arta kalan kısma da proje bütünlüğü uyarınca hukuken el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen dosyalarda davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili idare tarafından herhangi bir imalat yapılmadığını, taşınmaza müvekkili idare tarafından herhangi bir fiili müdahalede bulunulmadığını, taşınmazın geri kalan kısmı için hukuki el atma tazminatı da talep edildiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğu müvekkili belediyeye ait olmamakla birlikte aksi düşünülse dahi davacılar tarafından kamulaştırma talebiyle müvekkili belediyeye uzlaşma talebinde bulunulmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza el atılmadığını, husumetten davanın reddinin gerektiğini, kamulaştırma sorumluluğunun kendilerinde olmadığını, sağlık tesisi alanında kalması nedeniyle sorumlu idarenin ... olduğunu, dava şartının gerçekleşmediğini, emsal alınan taşınmazın kıyasi emsal olarak alınamayacağını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile gerekçeli kararın harca ilişkin bölümü düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ''sağlık alanında'' kaldığı, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfiyle gösterilen kısma yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen kalıcı şekilde el atıldığı, (B) harfiyle gösterilen kısma fiilen el atılmadığı sabit olmakla Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyası ile davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu da anlaşıldığından proje bütünlüğü gereği tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, aşağıda yazılı temyiz ve temyize başvuru harçlarının davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13300, K. 2025/11200, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama