KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13346 E., 2025/13250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2865 Esas, 2024/1526 Karar
- Karar
- Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/148 Esas, 2022/491 Karar
Karar Metni
1.494 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ...ve davalı vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... Köyü 1 79... parsel, 1 30... parsel, 1 79... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; değerlendirmede taşınmaz üzerindeki ağaçların dikkate alınması gerektiğini, taşınmazlardan senede dört ürün, seralı tarım yapılırsa altı ürün alınabileceğini, ayrıca hayvancılık ve arıcılık potansiyellerinin de değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerindeki tüm yapıların bilirkişilerce değerlendirilerek gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline, kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten itibaren 4 aylık sürenin bittiği 03.08.2021 tarihinden karar tarihi olan 30.05.2022 gününe kadar faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin tek başına kullanılmasının kabul edilemeyeceğini, ...
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün daha önceki yıllar için belirlenmiş bulunan verim miktarları ile karşılaştırıldığında 2021 yılı verilerinin çok yüksek olduğunu, tarımsal ürünlerin verim ve satış fiyatlarının 2005 yılından sonra anormal şekilde artmasına rağmen üretim maliyetlerinin aynı oranda artmadığını ve üretim masraflarının ayrı ayrı açıklanmadığını, masrafın brüt gelirin 1/3'ünden aşağı olamayacağını,
kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde esas alınan unsurların objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilmesi ve aynen tekrarlanarak fazladan objektif ölçü kabul edilmek şartıyla kamulaştırma değerlerinin yükseltilmesinin kabul edilemeyeceğini, yapılan itirazlar değerlendirmeye alınmadan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki yapılan kıymet takdirinde tek tek uzun ömürlü tesislerde tesis ve üretim masrafları analiz edilmeden, sadece normal üretim dönemi içinde tek bir yılın gelir ve giderleri esas alınarak adeta tarla arazisi gibi değerleme yapıldığını,
bu biçimde hesaplama yapılmasının bilimsel esaslar ve yargı içtihatlarına uygun olmadığını ve lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde belirtilmesine rağmen keşif esnasında yerel bilirkişi ve mahalle muhtarının dinlenmediğini, ...ve ... köyü muhtarlığından yetişebilecek tüm sebze ve meyve fiyatlarının sorulmasının istenmesine rağmen bu taleplerin mahkemece karara bağlanmadığını, davacı idare bünyesindeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri ile yetinilmemesi gerektiğini, 2021 yılı verilerinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin duruşmada hazır edilmesi için davetiye gönderilmesini istediklerini ancak mahkemece çağrılmadıklarını, 1 79... parselin tamamının karışık meyve bahçesi olarak yazıldığını,
ancak taşınmazın bir kısmında tarım yapıldığını, 1 79... parselde sebze yetiştirilen alanın oranının yanlış yazıldığını, sebze yetiştirilen alanın çok daha büyük olduğunu, bilirkişilerin belirledikleri bedellerin idarenin 2020 yılına göre belirlediği uzlaşma teklifinin altında kaldığını, 1 30... parselin tamamının karışık meyve bahçesi olarak yazıldığını, ancak taşınmaz üzerindeki meyve dışı ağaçların bedellerinin ayrıca hesaplanmadığını, bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçütler nazara alınarak objektif değer artışının %300 olması gerektiğini, taşınmaz kamulaştırılırken mevcut durumu ile değil, potansiyel kullanım durumu,
yetiştirilebilecek tüm ürün ve verimi dikkate alınması gerektiğini, tazminat hesaplanırken kamulaştırılan taşınmazın gerçek değerini oluşturan bütün unsurların dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin değiştirilmesi,
yeniden keşif yapılmasını talep ettiğini, bilirkişilerin belirlediği bedelin gerçek değerin çok altında olduğunu, 19.04.2021 tarihinin esas alınmasının, dava tarihinden 4 ay sonra başlamak üzere sadece yasal faize hükmedilmesinin, enflasyon oranının eklenmemesinin mülkiyet hakkı ihlali olacağını, yasal faiz oranının enflasyonun gerisinde kaldığını, bedel üzerinde netleşme ve kesinleşme olmadan tescilin kesin olması dereceli yargılama ilkesini ihlal ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca oldukları gibi kullanılmaları halinde getirecekleri net gelir esas alınarak değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, dava konusu taşınmazların Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu uygulamasından incelenen konumlarına göre, taşınmazların köy yerleşim alanına mesafelerine ve yola yakınlıklarına dayalı olarak taşınmazların durumuna göre uygulanan objektif değer artışı oranlarında,
münavebeye alınan tarım ürünleri ile verim miktarlarında ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 gün ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile Kamulaştırma Kanunu'nun değişik 10. maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde,
tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiğinden ve bu husus istinafa konu edildiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ve kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kısmen arazi kısmen kapama meyve bahçesi niteliğindeki taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, üzerindeki yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından kamulaştırma bedeline 03.08.2021 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 30.05.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye ödenmesine,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13346, K. 2025/13250, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama