KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13365 E., 2025/11030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/306 Esas, 2024/1596 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/186 Esas, 2021/288 Karar
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... 2199 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, seçilen emsalin uygun bulunmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, seçilen emsalin uygun bulunmadığını, kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal taşınmaz metoduna göre yapılan değer tespiti yöntem olarak doğrudur.
Taşınmaz üzerinde bulunan zirai muhdesat (ağaçlar) ve çit bedelinin hesaplanmasında da herhangi bir hata ve eksiklik görülmediği, yerel mahkemece verilen ilk kararın kaldırılmasına yönelik Dairemiz kararında belirtilen tüm hata ve eksikliklerin ikmalen giderildiği, uygun emsal olarak alınan ...
Mahallesi 133 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Dairemiz ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararlarında uygun emsal olarak kabul edildiği, Mahkemece tapu kaydındaki takyidatların kamulaştırma bedeline yansıtılmasına yönelik hüküm kurulduğu, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinden kaynaklanmakla yasal düzenlemeye aykırı şekilde hüküm kurulmasının söz konusu olmadığı, hükme esas alınan ek bilirkişi raporları ile tespit edilen 759,79 TL/m² birim değerin davanın açıldığı 2017 yılına göre bölge rayicini yansıtır ve hakkaniyete uygun bir bedel olduğu,
emsal dosyalarda belirlenen bedellerle de uyum içinde bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraf vekillerinden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13365, K. 2025/11030, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama