KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13429 E., 2025/10638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/231 Esas, 2024/1929 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/704 Esas, 2022/602 Karar
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 18.11.2024 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı-karşı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde;
temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı-karşı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı- karşı davalı idare vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu Yalova ili, Çiftlikköy ilçesi, ... köyü 136 ada 9 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece kamulaştırma yapmaksızın el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı-karşı davacı idare vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; alınan kamu yararı kararı uyarınca, Yalova ili, Çiftlikköy ilçesi, ... köyü 136 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı idare vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için kamu yararı kararı alındığını, kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini, asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevizin veriminin düşük alındığını, bu nedenle metrekare birim değerinin düşük belirlendiğini, objektif değer artış oranının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini, değer düşüklüğünün daha fazla olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı -karşı davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, asıl dava yönünden idare aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, değer düşüklüğünün hatalı hesaplandığını, karşı dava yönünden idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama meyve (ceviz) bahçesi niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği meyve net geliri üzerinden 2018 yılı ilçe tarım verileri getirtilerek değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik bulunmamakta olup, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan objektif değer artışı oranının uygun olduğu,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/05/2019 tarih 2019/5-241 esas 2019/560 karar sayılı ilamında yapılan belirlemelere göre değerlendirme yapıldığında, davanın niteliği ve mahiyetine göre karşı davacı idare yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
"Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 karar sayılı kararları ile Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki 16.04.2024 tarihli ve 2023/11855 Esas 2024/4500 Karar,
30.04.2024 tarihli ve 2023/11309 Esas 2024/5116 Karar sayılı kararları ve uygulaması nazara alındığında kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken hiç faiz işletilmemesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarih, 2021/34 E. ve 2022/21 Karar sayılı iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda miktar sınırına bağlı olmaksızın temyiz yoluna gidilebileceğini belirttiği, ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama ceviz bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı -karşı davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13429, K. 2025/10638, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama