KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13705 E., 2025/11654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1106 Esas, 2024/1916 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/22 Esas, 2022/299 Karar
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incel eme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili ..., ... Mahallesi 461 ve 635 parsel sayılı taşınmazların sular altında kalması nedeniyle, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin yerinde olmadığını, iddia olunan eylemin kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, ..... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesinin tamamen mevsimlere bağlı olarak yağan yağışa göre yükselip düştüğünü, bu durumun tamamen gölün doğal niteliklerinden kaynaklandığını, haksız bir fiilin mevcut olmadığını, gölün güney kıyılarına taşkın koruma seddesi inşa edildiğini ve gölün daha geniş alanlara yayılmasının engellenerek kontrol altına alındığını, idarenin haksız bir eyleminin bulunmadığını ileri sürerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen değerin gerçek değerinin çok altında olduğunu, kapitalizasyon faizinin %4 alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;.....
Gölünün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesinin mevsimlere bağlı olarak yağan yağışa göre yükselip düştüğünü, tamamen gölün doğal niteliklerinden kaynaklandığını, dava konusu edilen parsellerin kotlarının 4 metre ile 5 metre arasında olduğunu ve bunların göl ile sedde arasında tabii göl alanı içinde kaldığı göz önüne alınırsa yağışların yüksek olduğu periyotlarda buraların su altında kalmasının doğal bir sonuç olduğunu, bedelin hesaplanmasında getirisi yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğini,
üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağı kuralının uygulanmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara dava tarihinde geçerli olan resmî veri listesi esas alınarak, yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle, sulu arazi için %4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu, 2019 yılı itibarıyla açılan davalarda metrekare birim bedelinin 53,38 TL olarak belirlendiği ve verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ilamı ile onandığı gözetildiğinde bulunan sonuç bedelin dava tarihi itibarıyla makul ve adil olduğu,
son içtihatlarla birlikte yerleşik içtihatlar bir arada değerlendirildiğinde üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağı düşüncesine varıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yakın bölgeye davalı tarafından taşkınların önlenmesi amacıyla 1969 yılında sedde inşa edildiği, sedde arkasında kalan arazilerin gölün yayılmasından korunduğu, dava konusu taşınmazın ise sedde inşaatından sonra yıllar içerisinde devam edecek şekilde su altında kaldığı, 2010 yılında açılan ....
Enerji Tünelinin de etkisiyle eylemin devam ettiği, el atmanın başlangıç tarihi olarak seddenin inşa edildiği 1969 yılının esas alınması gerektiği, dolayısıyla el atma tarihinin 04.11.1983 öncesi olması sebebiyle vekâlet ücretinin maktu şekilde takdir edilmesinin de isabetli olduğu anlaşıldığından; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu .... ili, ..., .... Mahallesi 461 ve 635 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13705, K. 2025/11654, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama