KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13710 E., 2025/11843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2416 Esas, 2024/1832 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/168 Esas, 2023/259 Karar
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..., Mahallesi 3108 ada 4 parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atıldığını, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında eğitim tesis alanında kaldığını, taşınmazın bir bölümüne fiilen de el atıldığını belirterek belirlenecek kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı ... tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmadığını ve ayrıca dava konusu taşınmazda imalat yapılmadığını beyan etmiş, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planında dava konusu taşınmazların okul alanı olarak belirlenmesinin Bakanlıklarının sorumluluğunu gerektirmediğini, İmar Kanunu'nda (3194 sayılı Kanun) yapılan düzenleme ile onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediyelerin (mücavir alan içerisinde) ve Valiliklerin (İl Özel İdaresi-mücavir alan dışında) sorumlu olduğunu, parselasyon planı tescil edilmeyen, yani imar uygulaması (18.
Madde uygulaması) yapılmayan alanlarda tevhid ve ifraz işleminin yapılamayacağını, imar uygulaması adı altında yapılan tevhid ve ifraz işlemlerine izin verilmeyeceğini, düzenleme ortaklık payından karşılanan eğitim alanları üzerinde enkaz/ağaç bedeli gibi bedellerden Bakanlıklarının sorumlu olamayacağının açık bir şekilde anlaşıldığını, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim bedelinin oldukça düşük olduğunu, bölge itibari ile serbest alım satım değerlerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin çok üstünde olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek olduğunu, husumetin imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan belediyelere yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yönlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ... eğitim alanında kaldığı, fiili el atmanın olmadığı, hukuki el atma olduğu, hukuki el atmalarda adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırmasına göre değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği,
Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 27.01.2023 tarihli ve 69399195 sayılı yazısında dava konusu taşınmaza yürütmekle görevli oldukları kamu hizmeti bağlamında ihtiyaç duyacaklarını belirttikleri, 3194 sayılı Kanun'un 18/9 uncu maddesi uyarınca kamulaştırmasız hukuki el atmadan kaynaklanan sorumluluğun davalı ...
Bakanlığında olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin bu doğrultuda verdiği kararın hukuka uygun olduğu, davanın hukuki niteliğine göre Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği vekille temsil edilen davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1844 Esas 2023/7115 Karar sayılı kararı) gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde değilse de hüküm vekâlet ücreti yönünden istinaf edilmediğinden bu hata eleştirilmekle yetinilmiş, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek Anayasa'nın 46 ncı maddenin son fıkrası gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında dava konusu taşınmazın eğitim alanı olarak ayrıldığı dikkate alındığında, makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13710, K. 2025/11843, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama