KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/14166 E., 2025/11847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2503 Esas, 2024/1860 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/223 Esas, 2023/214 Karar
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., Mahallesi 1909 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların hisselerinin bulunduğunu, söz konusu taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atıldığını ve taşınmazın imar planı kapsamında okul alanında kaldığını belirterek belirlenecek tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın önce husumetten, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma şartları oluşmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, bölge itibari ile serbest alım satım değerlerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin üstünde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma tazminat bedelinin metrekare bazında yüksek olduğunu, kamulaştırma sorumluluğunun .... Belediye Başkanlığına ait olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ... eğitim alanında kaldığı, fiili el atmanın olmadığı hukuki el atma olduğu, hukuki el atmalarda adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırmasına göre değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/9 uncu maddesi bağlamında kamulaştırmasız hukuki el atmadan kaynaklanan sorumluluğun davalı ...
Bakanlığında olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin bu doğrultuda verdiği kararın hukuka uygun olduğu davanın hukuki niteliğine göre, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği vekille temsil edilen davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1844 Esas, 2023/7115 Karar sayılı kararı) gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde değilse de hüküm vekâlet ücreti yönünden istinaf edilmediğinden bu hata eleştirilmekle yetinilmiş, davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek Anayasa'nın 46 ncı maddenin son fıkrası gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca davacı yararına hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kununu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesine ve dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında dava konusu taşınmazın eğitim alanı olarak ayrıldığı dikkate alındığında, makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davalı ... vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14166, K. 2025/11847, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama