İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3693 K.2024/9520

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ile tescil, mümkün olmaması halinde tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk…

Esas2024/3693Karar2024/9520Tarih3 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.149 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/3693 E., 2024/9520 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2200 Esas, 2024/199 Karar
Dava tarihi
09.10.2019
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/147 Esas, 2021/172 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.149 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ile tescil, mümkün olmaması halinde tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin Murisi Abdurrahman oğlu Bekir Çavuş adına Tapu Zabıt defteri. 1926 Tarih, CiltNo:19 Sayfa No: 77-78 Sıra No:18 'e kayıtlı taşınmaz mevcut iken, Tapulama sırasında yapılan hata ile anılan taşınmazın ...

Mahallesi, Kızılağaç Mevkii'nde Hazine adına kayıt ve tescil yapıldığını, davacı müvekkillerinin tapulama sırasında dedelerine ait olup kendi adlarına tespit görmeyen taşınmazın Hazine adına tespit görmesi üzerine 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) gereği herhangi bir itirazda bulunmadıklarını ve 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın açılamaz hâle geldiğini, ancak Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 nolu başvuru hakkında verdiği karar üzerine on yıllık zamanaşımı süresinin 18.11.2009 tarihinden itibaren yeniden başlayacağını belirterek Çorlu ...

Mahallesi 317 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptalini, Zabıt defterinde belirlenen sınırlar ile yeniden tespiti ve oluşacak 20 dekar taşınmazın Hazine adına olan kaydının iptali ile müvekkillerin murisleri adına tespitini, tapu kaydının iptali ile müvekkiller adına tescili mümkün olmadığı takdirde terditli olarak taşınmazın dava sırasında 4721 sayılı Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca belirlenecek değerinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisine 1771 sayılı Kanun gereğince mübadele olarak Yunanistan'da bırakılan yerleri karşılığında verilen taşınmazın kadastro çalışması sırasında Hazine adına tespiti sebebiyle uğradığı zararın tazmini için huzurdaki davanın açıldığını;

ancak Mahkemece davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle davalarının reddine karar verildiğini, müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenememiş olmasının müvekkillerin erişim hakkına müdahale teşkil ettiğinin açık olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde düzenlenen sorumluluk davasının, tazminat iddiasını incelemeye ve gerekirse müvekkilleri lehine tazminata hükmedilmesine elverişli bir yol olmadığını,

huzurdaki davasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli içtihadından sonra müvekkillerin tazminat talebinin incelenmesi bakımından etkili ve elverişli bir hale geldiğini, delilleri toplanmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davalarının süre yönünden zaman aşımının varlığından bahisle reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacıların murislerine ait eski zabıt kaydının 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında revizyon görmediği, davaya konu Çorlu ...

Mahallesi 317 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazların yapılan tapulama çalışmaları sırasında Hazine adına tescil edildiği, davacılar ve murisleri tarafından askı ilan süresi içinde ve 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği 10 yıllık hak düşürücü süre içinde herhangi bir tespite itiraz davasının açılmadığı ve arazi kadastro çalışmaları sırasında revizyon görmeyen ve işleme tabi kayıt niteliği kalmayan eski tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği,

4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince hukukî değerini yitiren tapu kaydına dayalı olarak 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde tazminat talep edilebileceği, davacıya ait eski tapunun hukuki değerini yitirdiği 1955 yılından itibaren davanın açıldığı 09.10.2019 tarihi itibarıyla zaman aşımı süresinin çoktan dolmuş olduğu,

ayrıca Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 başvuru nolu 25.07.2017 tarihli, 29.09.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yaşar Çoban kararı ile 18.11.2009 tarihli Hukuk Genel Kurul Kararından önce zaman aşımı süresi dolan talepler yönünden makul süre içinde dava açılma imkanı bulunmakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından yaklaşık 10 yıl sonra açılan davanın makul süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığı, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastrodan önceki sebeplere dayalı tapu iptali ile tescili mümkün olmaması halinde 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 inci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Borçlar Kanun'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ıncı maddesine göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 başvuru nolu 25.07.2017 tarihli, 29.09.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Yaşar Çoban kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararı nazara alındığında. Hukuk Genel Kurulu kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 inci maddesi ile düzenlenen tazminat için hukuk yolu etkili hale gelmiştir.

Hukuk Genel Kurulu karar tarihi olan 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolanlar açısından dava açılmasını mümkün kılacak makul süre içinde 4721 sayılı Kanun'nun 1007 inci. maddesine dayanarak dava açılmalıdır.

5. 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3693, K. 2024/9520, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3693
Karar No
2024/9520
Tarih
3 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3693 K.2024/5138
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3694 K.2024/9488
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3695 K.2024/10243
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3696 K.2024/15415
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3696 K.2024/7331
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3697 K.2024/9525

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.