İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/4361 K.2025/12765

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 38 inci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar…

Esas2024/4361Karar2025/12765Tarih14 Ekim 2025Okuma5 dk · 1.042 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/4361 E., 2025/12765 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/162 Esas, 2022/556 Karar
Karar
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.042 kelime·5 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 38 inci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 10 60... parsel sayılı taşınmazın 20 yıldan uzun süredir yol olarak kamu hizmetine tahsis edildiğini, bu nedenle 2942 sayılı Kanun'un mülga 38 inci maddesi uyarınca tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.12.2009 tarihli ve 2006/455 Esas, 2009/404 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda. Mahkemece dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen el atıldığının saptanamadığı, taşınmaza hangi tarihte el atıldığı tespit edilerek. 09.10.1956 tarihinden önce el konulduğunun tespiti halinde.

221 sayılı Kanun'un 12.01.1961 günü yürürlüğe girdiğinden, tapu maliklerinin dava açma hakkı 13.01.1963 günü sona ermiş olacağından, davanın sözü edilen kanun nedeniyle kabulüne, 09.10.1956 – 04.11.1983 tarihleri arasında el konulduğunun tespiti halinde ise tapu iptal ve tescil davasına dayanak yapılan 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edildiğinden 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6 ncı madde 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin

bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, idarenin 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açma imkanı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 02.07.2015 tarihli ve 2011/319 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı ile davanın davalı Hazine yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde kayyım ve Vakflar Bölge Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığının kesin olarak tespit edilmediğini, bu durumda; dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığının tespiti için, 09.10.1956 tarihinden önceki döneme ait hava fotoğrafı ile bitişik taşınmazların inşaat yapım ve yapı kullanma izin belgeleri de getirtilip, refakate resen alınacak fen ve fotogrametri uzmanı bilirkişiler marifetiyle mahalinde keşif yapılıp, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespiti halinde 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,

19.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının saptanması halinde ise işin esasına girilip, sorumlu idare de belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğunu, çekişme konusunun ise taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atılıp atılmadığı olduğunu, taşınmaza belirtilen tarihten önce el atıldığının sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık taşınmaza fiilen el atıldığından tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dairemizin son bozma kararında dava kamulaştırmasız el atma davası olarak değerlendirilmek suretiyle bozma kararı verildiği anlaşılmış olup, bu husus maddi hataya dayalıdır. Maddi hata sonucu verilen kararlar taraflar arasında usuli kazanılmış hak teşkil etmez.

Bu nedenle; hava fotoğraflarının değerlendirilmesi sonucunda dava konusu taşınmazın 1950 yılından itibaren 160 nolu parselin ... caddesine çıkış yolu olarak kullanıldığı anlaşılmış olup, tapu kaydı 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğundan, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tapu kayıtlarının iş bu yürürlük tarihinden önce oluştuğu dikkate alındığında, malikin 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu hâlde bu hakkını kullanmadığı,

221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas,

2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde, 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılan ve kamuya tahsis edilen taşınmazlar ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına kamulaştırılmış ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705/2 nci maddesi gereğince tescilden önce kazanılmış sayılacağından, mahkemenin vereceği tescil kararının yenilik doğurucu değil daha önce meydana gelmiş bir hukuki durumu tespit edici (bildirici) nitelikte bulunmasından dolayı,

160 parsel sayılı taşınmazda halihazırda bulunan itfaiye binasının hangi tarihte yapıldığı da kesin olarak tespit edildikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının açıklanan nedenle BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4361, K. 2025/12765, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4361
Karar No
2025/12765
Tarih
14 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4377 K.2025/5029
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4381 K.2025/5030
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4382 K.2025/4309
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4382 K.2025/4414
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4386 K.2025/4276
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4394 K.2025/5031

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.