KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/4422 E., 2025/524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2481 Esas, 2024/333 Karar
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Davalılar
- 1. ... vekili Avukat ... 2. ...Belediye Başkanlığı vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 19.08.2021
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/496 Esas, 2022/548 Karar
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın İlk Derece Mahkemesince kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine, kamu düzenine ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldıralarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 2757 ada 1 ( ... Mahallesi 25617 ada1 parsel) parsel sayılı taşınmazın imar planı kapsamında okul alanı olarak ayrıldığını, fiilen de el atılmış olduğunu belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın okul alanı olarak belirlenmesine ilişkin taleplerinin bulunmadığını, imar planının belediye tarafından yapıldığını ve kurumun söz konusu plana müdahalesinin bulunmadığını, fiili el atmalarının söz konusu olmadığını, farklı hissedarlar tarafından açılan davanın idare mahkemesinde görüldüğünü ve şartları oluşmadığından davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğunu, en son 2004 yılı onaylı 1/1000 Ölçekli Revizyon İmar Planında taşınmazın yol, park ve ... eğitim alanı olarak planlandığını, idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargı yolu itirazlarının bulunduğunu, imar planını yapan makamın belediye olduğunu, fiilen el atılan alanların bulunmadığını, sorumlu idarenin belediye olduğunu, değerin fahiş belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, okul ve eğitim tesislerinin düzenleme ortaklık payından temin edilmesi gerektiğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilerek aleyhe vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından idare mahkemesine açılan davanın görev yönünden kesin olarak reddedilmiş olduğunu, hukuken el atılan kısımlar için idari yargının görevli olduğunu, parselin tamamının ... sorumluluğunda olduğunu, taşınmazın en son 1/1000 ölçekli 2004 yılı onaylı imar planında yol, park ve ... eğitim alanı olarak planlandığını, revizyon imar planında da değişiklik yapılmadığını, bedelin fahiş belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atıldığı gibi geri kalan bölümlerinin de imar planında yol, park ve ... eğitim alanında kaldığı, bu durumda uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği;
bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini ve açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğunu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergi rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle dava tarihi itibarıyla arsa değerinin tespit edilmesinde ve bedelinin davalı idarelerin imar planına göre sorumluluk alanlarına göre ayrı ayrı davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinde vakıa ve hukuki değerlendirmesinde,
istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatına göre usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğini, taşınmazın yol ve park olan 681,29 m² yüz ölçümündeki kısımları hakkında tescil kararı verildiği hâlde, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, bu 681,29 m² yüzölçümündeki kısımların net olarak gösterilmediği ve bundan dolayı tescil bakımından karar infaz edilemez nitelikte olduğundan tescil hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan,
bu kısımların kroki üzerinde gösterilmesi konusunda istinaf incelemesi sırasında bilirkişiden ek rapor alındığını ve bu ek rapor esas alınarak tescil kararı verilmesi gerektiğinden istinaf başvurularının esastan reddine, kamu düzenine ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Eldeki davada dosya kapsamına göre, taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmış olduğu, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden ve taşınmaza imar planına uygun olarak kısmen fiilen el atılmış olup proje bütünlüğü de gözetildiğinde davacılar yararına nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınmış olması yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4422, K. 2025/524, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama