KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/4580 E., 2025/5135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/828 Esas, 2024/299 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalılar vekili Avukat .... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., .... Mahallesi 836 ada 12 (ifrazen 23) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yargılama sonucunda tespit edilecek bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli ve 2016/290 Esas, 2019/673 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2019/2085 Esas, 2022/1329 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalden aynı kamulaştırma kararı kapsamında Dairemize ve Yargıtaya intikal eden dosyalar dikkate alınarak dava konusu taşınmazın arsa olarak kabulü ile dosya içinde bulunan ve emsal kıyaslaması yöntemi ile taşınmaza 383,00 TL/m² bedel belirleyen 25.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğinden kamulaştırmaya konu 836 ada 23 parsel sayılı taşınmazın zemin bedelinin 2.202.602,62 TL olarak hesaplandığı,
kamulaştırmadan arta kalan 24 parsel yönünden %50, 22 parsel yönünden ise %5 değer düşüklüğü takdir edilerek yapılan hesaplama sonucu kamulaştırma bedelinin 2.400,930,50 TL olduğu sonucuna varılıp eksik kamulaştırma bedeli için verilen depo kararı yerine getirildiğinden; davanın belirlenen bedel üzerinden kabulü ile kamulaştırma davalarında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza yakın konumda bulanan ve Dairemize intikal eden aynı bölgeden intikal eden ve Dairemiz denetiminden geçerek onanan dosyalar dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için 26.04.2016 değerlendirme tarihi itibarıyla 383,05 TL/m² değer biçen rapor inandırıcı olmadığı, eksik inceleme yapıldığı,
arsa niteliğinde olan dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan kapama portakal bahçesi niteliğindeki ağaçlara bulunduğundan meyve ağaçlarının yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2016 yılı kilogram satış fiyatları ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net meyve geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, o yörede ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin tespit edilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, uygun emsalin incelenmediğini ve özel satış olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin ve metrekare değerinin az olduğunu, arta kalanda değer kaybının hatalı olduğunu, özellikle 22 parselde değer kaybı oranının düşük tutulduğunu, ağaç bedeli hesabında taşınmazın zeminine, o yörede ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değer hesaplanırken münavebe planının hatalı seçildiğini, enflasyon karşısında kamulaştırma bedelinin değer kaybettiğini ve bu sebeple güncellenmesi gerektiğini, Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen faiz türüne hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki meyve ağaçlarına yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2016 yılı kilogram satış fiyatları ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net meyve geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, o yörede ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargıtay'ın hukukî güvenlik ve hukukî öngörülebilirliğin temini amacıyla içtihat birliğini sağlama görevinin bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmeye göre; dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun.
“Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas,
2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirse de davacı idare vekilinin bu hususa yönelik açık temyiz itirazının bulunmadığı gözetilerek bu husus eleştirilmekle yetinilmiş, bozma sebebi yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4580, K. 2025/5135, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama