KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/5504 E., 2025/5456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/281 Esas, 2024/92 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2002/254 Esas sayılı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince birleştirilen 2012/54 Esas sayılı dosya yönünden tefrik kararı verilip iş bu dosya esasına kaydı yapılarak bozmaya direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı idare tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin dava konusu Ağrı ili, ... ilçesi, ... Köyü 103 ada 23, 103 ada 24, 104 ada 2, 105 ada 1 ve 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, dava konusu taşınmazlara davalı kurumca 1990-1993 yılları arasında tel örgü çevirmek ve mayın döşemek suretiyle kısmen müvekkillerinin kullanımını kısıtladığını, davalı idarenin işgal ettiği alanın müvekkillere düşen hisselerinin tespitine, tespit edilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil bedellerinin davalı idareden faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2016/38 Esas, 2018/207 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2018/3027 Esas, 2020/880 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlar yönünden net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsili ile ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak birleştirilen 2012/54 Esas sayılı dosyanın davacısı ...'ın yargılama sırasında vefat ettiği ve mirasçısı ...'ın vekâletname vermek suretiyle davaya dahil olduğu anlaşıldığı hâlde, karar başlığında mirasçısı ...'ın adının yazılmaması,
birleştirilen davalarda davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılan kısımların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davalı idare adına tesciline karar verilmesi, davacılar vekili tarafından harçlandırılan miktar yönünden tazminata hükmedilmesi gerekirken, talebi aşar şekilde karar verilmesi, birleştirilen 2002/254 Esas sayılı dosyanın davacısı ... yönünden; dava konusu taşınmazların el atılmayan kısımlarına ilişkin olarak da bedel hesaplanmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
birleştirilen 2002/254 Esas sayılı dosyanın davacısı ...'in payına düşen dava konusu taşınmazların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat bedeline bilirkişi raporunda esas alınan ecrimisil bedeli eklendiği halde, ecrimisil bedeline ilişkin ayrıca hüküm kurulması suretiyle fazlaya hükmedilmesi, birleştirilen 2012/55 Esas sayılı dosyanın davacısı Hatice Boran'ın dava konusu 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazda payı olmadığı halde, adı geçen davacının adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesi,
dava konusu 103 ada 23, 24 ve 104 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında davacılara ait hisselerde yer alan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, birleştirilen 2012/55 Esas sayılı dava dosyasında, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar, davada, kendilerini tek bir (aynı) vekil ile temsil ettirdiklerinden, hüküm altına alınan toplam kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil miktarı üzerinden, davacılar lehine tek bir vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken,
her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi ve birleştirilen 2012/54 ve 2012/55 Esas sayılı dava dosyaları getirtilip denetlenmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/375 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davaların davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma sonrası dosya arasına alınan 2012/54 ve 2012/55 Esas sayılı birleştirilen dava dosyalarının incelenmesinde; dava konusu 105 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden anılan dava dosyalarında dava açılmadığı halde, talebi aşar şekilde bu parsel yönünden de tazminat bedeli belirlenip hüküm kurulması ve birleştirilen 2002/254 Esas sayılı dava dosyasında reddedilen miktar yönünden davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
1. Mahkemenin bozma sonrası yapılan yargılamada birleştirilen 2012/54 Esas sayılı dosyanın tefrikine karar verilmiş, dosya yukarıda sayısı verilen esasa kaydedilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinin incelenmesinde dava konusu 105 ada 3 parsel yönünden de tazminat ve ecrimisil talebinde bulunduğu gerekçesiyle direnme kararı vererek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, m² birim fiyatı ve ecrimisil bedelinin yüksek belirlendiğini, el atılmayan alanlarda tapu malikinin kullanım hakkı kısıtlanmadığı hâlde, bu alanların da bedeline hükmedilmesinin yerinde olmadığını, sulu-kuru ayrımı yapılmadığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince dosyanın tetkikinden; dava dilekçesinde davacının dava konusu 105 ada 3 parsel yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil talep ettiği anlaşıldığından direnme kararı yerindedir.
3. Her ne kadar Mahkemece Dairemizin 24.10.2022 tarihli ve 2022/7727 Esas, 2022/14524 Karar sayılı bozma ilamının (2) nolu bendine uyulmasına karar verilmiş ise de bozmanın birleştirilen 2002/254 Esas sayılı dosyasına ilişkin olduğu, Mahkemenin 2022/458 Esas sayılı dosyası üzerinden bu dosyaya ilişkin karar verildiği ve Dairemizin 11.03.2024 tarihli ve 2023/8851 Esas, 2024/2980 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Davanın kısmen kabulüne karar verildiği hâlde, reddedilen kısım için davalı kurum lehine vekâlet ücreti takdir olunmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/5504, K. 2025/5456, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama