KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/8858 E., 2025/5039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2162 Esas, 2024/1037 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/72 Esas, 2022/267 Karar
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 615 parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün Sazlıdere Projesi İnşaatı nedeniyle idarece kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellinin yatırıldığını ve o tarihteki tapu kayıt malikine noter tebligatları çekildiğini ve taşınmaz maliklerince Çatalca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/330 Esas, 1999/245 Karar sayılı dosyası ile müvekkili idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, mahkeme sonucu hükmedilen bedelin de ödendiğini, tapu kayıt maliklerince ferağ işlemi yapılmadığından taşınmazın idare adına tescil edilemediğini ileri sürerek 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi gereğince taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Dahili davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tapuda ferağ talebini kabul etmekle birlikte, müvekkillerinin davanın açılmasına sebebiyet vermemelerinden dolayı müvekkilleri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini talep etmiştir.
2.Dahili davalılar ..., ..., ... cevap dilekçesinde özetle; davacının ferağ talebini kabul etmekle birlikte, müvekkillerinin davanın açılmasına sebebiyet vermemelerinden dolayı aleylerine vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini talep etmişlerdir.
3.Dahili davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın dava taleplerine karşı hak düşürücü süre, zaman aşımı, yargı yolu, görev, yetki, derdestlik, husumet nedenleriyle müvekkili idare yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1972 yılında taşınmazda paydaş olunmasına rağmen 1995 tarihinde yapılan kamulaştırmada usule uygun noter tebligatı ve ödeme yapılmadığı için haklarında açılan davanın reddi gerektiğini, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini ve aleyhe vekâlet ücreti verilemeyeceğini ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalı ... Hazinesine usulüne uygun noter tebligatı tebliğ edilmediği, davacı tarafça bedelin bloke edildiği ya da ödendiği ispatlanamadığından, 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı anlaşılmakla dahili davalı ... Hazinesi payı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı hâlde, davayı kabul ettiklerine ilişkin beyanda bulunmadıkları gibi ferağ da vermediklerini, davalılar hakkında kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 inci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; tapu kayıt maliki ...'un miracısı dahili davalı ... yönünden 2942 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinin koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüştür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8858, K. 2025/5039, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama