KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/11764 E., 2025/13661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1087 Esas, 2024/1153 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/115 Esas, 2023/183 Karar
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Kocaeli ili, ..., Mahallesi ... (yeni 51 70... ) parsel sayılı taşınmazın arazi kadastrosu sırasında kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı iddiası ile müvekkil adına taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi için Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/362 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğinde tapu kaydı üzerinde orman olduğuna dair şerh veya takdiyat olmadığını, tapuya güvenip, salt tapuya itimat ilkesi çerçevesinde hareket ettiği için müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu taşınmazın mülkiyeti davacıda olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmasına rağmen tapulama işlemi sırasında özel mülkiyete konu edilmesi ve tapu düzenlenmesi sebebiyle somut olayda Devletin tazminat sorumluluğu doğduğu, taşınmazın tapu kaydı üzerine orman şerhi konulmuş olduğuna göre davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, Mahkemece 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planından olduğu anlaşılan taşınmazın arsa niteliğinde olduğu benimsenerek bedelinin emsal karşılaştırması yapılarak belirlenmesi,
dava konusu taşınmaz ile emsalin özellikleri değerlendirilmek suretiyle oluşturulan karşılaştırma tablosu uyarınca taşınmazın 21.03.2022 tarihi itibarıyla 1.003,00 TL olarak tespit edilen metrekare birim fiyatı bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının hissedar olduğu dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman sınırlarına alındığı ve orman tahdit sınırları kapsamında kaldığının kesinleşmesiyle taşınmazın tapu kaydına orman olduğu şerhinin 26.03.1992 tarihinde konulduğu anlaşılmaktadır.
3. Dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11764, K. 2025/13661, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama