KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/13114 E., 2025/17951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2907 Esas, 2025/1123 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/248 Esas, 2023/518 Karar
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ile davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile davalı tarafından temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., ... 1 07... ve 2194 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun kendisini vekille temsil ettirdiği ve davalarının kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ve kamulaştırma bedelinin fahiş hesaplanmasına sebebiyet verdiğini,
emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, özel amaçlı satış olması ihtimaline karşı bu hususun da bilirkişi raporunda açıkça belirtilmesi gerektiğini, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu, bilirkişilerce dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken objektif kriterleri dikkate alınmaksızın soyut birtakım değerlendirmelerde bulunulduğundan bu raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek,
usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili kurum lehine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların bulunduğu yerde keşif yapılmadan verilen raporların geçersiz olduğunu, hükme esas alınamayacağını, keşif tutanağında dosya numarası ve keşfe gelindiği belirtilen parselin dava konusu parsel olmadığını, dava konusu parsellere keşif için mahkeme heyeti gelmediğinden keşif sırasında şahitlerini dinletme ve emsal örneklerini sunma haklarının kullandırılmadan hazırlanan rapora dayalı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının irdelenip giderilmeden depo kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
dava şartı olan uzlaşma daveti ve görüşmelerinin hiç yapılmadığını, kamulaştırmadan arta kalan prasellerde değer düşüklüğü oluşmayacağına dair gerekçesiz ve denetime elverişsiz ek bilirkişi raporunda yer alan kanaate göre karar verildiğini ileri sürerek yanlış ve hatalı incelemeye dayalı kararın kaldırılmasına, dava masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinin 2022/1791 Esas sayılı dosyasında görülen dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ..., 1 31... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek 2021 yılı itibarıyla belirlenen 300,00 TL/m² Dairelerince uygun bulunup, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/6721 Esas, 2024/973 Karar sayılı kararı ile onandığı, yine Dairelerinin 2022/157 Esas sayılı dosyasında görülen dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ...
1 31... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek 2021 yılı itibarıyla belirlenen 300,00 TL/m² Dairelerince uygun bulunup, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/6461 Esas, 2024/974 Karar sayılı kararı ile onandığı, aynı kamulaştırma kararı kapsamında aynı gün Dairelerince incelenen 2024/1133 Esas sayılı dosyasında 1 07... ve 2240 parsel sayılı taşınmazlar arsa kabul edilerek 2021 yılı itibarıyla 220,00 TL/m² birim fiyatının belirlendiği,
dava konusu taşınmazın bu parsellerle olan konumu da dikkate alındığında dava konusu taşınmaz için 2021 yılı itibarıyla belirlenen 232,00 TL/m² birim fiyatının uygun olduğu kanaatine varıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2.Davalı temyiz dilekçesinde özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, bedeline hükmedilen taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ile davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13114, K. 2025/17951, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama