KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/141 E., 2025/11576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/169 Esas, 2022/127 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmazda yer alan 10 numaralı bağımsız bölümün kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.10.2013 tarihli ve 2011/822 Esas, 2013/1074 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile park alanı olan kısmın davacı idare adına tesciline, yol olan kısmın terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.10.2013 tarihli ve 2011/822 Esas, 2013/1074 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak incelenen ... Mahallesi ... ada 12 parsel sayılı taşınmaz, 04.02.2010 tarihinde üzerinde 95.000,00 TL 1.derecede ipotek tesis edilmiş haliyle mevcut ipoteklerin hukuki vecibeleri de devredilmek suretiyle 25.000,00 TL karşılığında satıldığından bu emsalin gerçek değerini yansıtmadığı, serbest satış olmadığı izlenimini uyandırdığı, bu sebeple bilirkişi kurulunun emsal seçimini isabetli yaptığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2015/340 Esas, 2015/621 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, tescil yönünden karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2015/340 Esas, 2015/621 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kararın faiz hükmü yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin düzeltilerek onama kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın metrekare değerinin 2.750 TL/m², hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 650 TL/m² olarak belirlendiği, bir açıklama ve araştırma yapılmadan dava konusu taşınmaza davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda belirlenen arsa metrekare değerinin altında bir değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı olmayıp, bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, kamulaştırma bedeline 23.03.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 31.10.2013 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerekirken faize hükmedilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 23.10.2018 tarihli ve 2018/129 Esas, 2018/617 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile park alanı olan kısmın davacı idare adına tesciline, yol olan kısmın terkinine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.10.2018 tarihli ve 2018/129 Esas, 2018/617 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak değerlendirmeye esas alınan taşınmazın geometrik şekil olarak ve yüzölçümü bakımından imara elverişli müstakil bir parsel niteliğinde olmadığı, bu sebeple satışının hissedarlar arasında veya yakın parsellerle ilgili olarak normal değerinin üzerinde gerçekleştiği belirtilerek,
dava tarihi itibarıyla bulunan değerinden %30 düşürüldüğü de dikkate alındığında emsal olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın metrekare değerinin 2.750 TL/m², hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 1.250 TL/m² olarak belirlendiği, bir açıklama ve araştırma yapılmadan dava konusu taşınmaza davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda belirlenen arsa metrekare değerinin altında bir değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı olmayıp bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı,
bozma öncesi kat mülkiyetine tabi dava konusu taşınmazın üzerindeki yapı ile birlikte bedelinin hesaplanması yönteminin Dairece uygun görüldüğü ve bozma konusu yapılmadığı, bu hususun taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda arsa değerinden davalının arsa payına düşen miktar ile dava konusu bağımsız bölümün resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek hesaplanan değeri toplamı hesaplanmak suretiyle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmüne aykırı düşen rapora göre hüküm kurulması,
dava konusu taşınmazın alanı 81,17 m² olduğu hâlde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında maddi hata sonucu 81,70 m² olarak yazılması, Mahkemece bozma öncesi belirlenen bedel için 23.03.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 31.10.2013 tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile park alanı olan kısmın davacı idare adına tesciline, yol olan kısmın terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın park alanında kalan kısmının müvekkili idare adına tescili, yol alanında kalan kısmının ise terkini talep edilmişse de parselde teknik olarak terkin işleminin yapılamadığı bildirildiğinden kararın infaz edilemediğini, bu amaçla verdikleri ıslah dilekçesi ile taşınmazda davalıya ait hissenin tamamının müvekkili idare adına tescilini talep ettiklerini, buna rağmen terkin hükmü kurulduğunu, bu hususun düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı idare vekilinin ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazda davalıya ait payın tamamının müvekkili idare adına tescilini talep ettiği gözetilmeksizin karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "davalı adına olan 4/68 hisseye tekabül eden ve park alanı içerisinde kalan 2,58 m²lik kısmın park alanı olarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı adına olan 4/68 hisseye tekabül eden 2,19 m²lik kısmın ise 4721 S.K'nun 999. maddesi uyarınca yol olarak terkinine" ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/141, K. 2025/11576, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama