KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/144 E., 2025/11336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/517 Esas, 2024/513 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davacı idare vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... köyü .... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından kıymet takdir aşamasında çok düşük bedel teklif edildiğini, arazinin kalan kısmının tarım yapmaya elverişli olmadığını, ağaçların da bedelinin hesaplanmasının gerektiğini, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2021 tarihli ve 2019/989 Esas 2021/328 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2021/2869 Esas, 2023/1945 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca iki kez kesin süre verildiği, davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin 13.07.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği, davalı vekilinin 07.12.2023 tarihli temyize cevap dilekçesi ile depo bedeli yatırılmış olduğundan bedelin müvekkiline ödenmesini talep ettiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın kuru tarım arazisi olup kapitalizasyon faiz oranının %5 oranında uygulanmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, giderlerin brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı yönündeki uygulamanın yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olup kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanması ve objektif değer artışının en az %90 oranında uygulanması gerektiğini, kalan alanda değer azalışının %35 oranında uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Temyiz olunun nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Mahkemece bozma kararı sonrası tespit edilen bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 03.04.2020 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan ''dava tarihinden'' ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine " dava tarihinden 4 ay sonrası olan 03.04.2020 tarihinden" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/144, K. 2025/11336, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama