KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1581 E., 2025/12542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1409 Esas, 2024/1999 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/102 Esas, 2023/295 Karar
Karar Metni
1.401 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara ait Isparta ili, ..., Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman sınırlarına alındığını, Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/446 Esas, 2020/136 Karar sayılı ilamı ile tapusunun iptal edildiğini, mahkeme kararının 01.07.2020 tarihinde kesinleştiğini, mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararının tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının bu davayı belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazların uzun yıllardır davacıların kullanımında olup bu kullanımın ve sağlanan faydanın göz önünde bulundurularak makul oranda bedelden düşülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve belirlenen bedelin yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılara ait taşınmaz için 3,16 TL/m² tayin edildiğini ve Antalya Bölgesinin en gözde illerinden birinde olan taşınmaz için hiç objektif değer uygulanmadığını, dosyaya sundukları Resmî Kurum ... emsal satış değerleri, Yargıtay İçtihatları, Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve diğer tüm deliller hiç incelenmeksizin, bilirkişi kurulu tarafından hesaplama yapıldığını, hükme esas alınan raporda bilirkişi kurulu tarafından buğday, saman (yan ürün olarak) ve nohut ürünü münavebeye alınmak sureti ile değerlendirildiğini, ...
Ürün Maliyet Cetvelinden de anlaşılacağı üzere Isparta ilinde yaygın olarak gül, patates, şeker pancarı, soğan, fasülye, korunga gibi tarımsal bitkilerin söz konusu olup en ucuz ve en düşük ortalamalı ürünler ile taşınmaz değerinin hesaplanması sonucu taşınmazın gerçek değerine ulaşmanın mümkün olmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında açılan davalarda bilirkişi kurulu tarafından en az 3 ürün ile (Patates, Şeker Pancarı, Fasülye gibi) taşınmaz değeri hesaplanması durumun da taşınmazın gerçek değerine ulaşmanın mümkün olduğunu, dosyada mevcut ... satış bedelleri,
emsal satışlar ile dosyaya sundukları taşınmazları ... projesi kiralama bedelleri dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini, gelir yöntemi ile yapılan hesaplama ile bu değere ulaşılamaması durumun da objektif değer artışının göz önüne alınması gerektiğini, kök raporda kapitalizasyon faizi %5 alan bilirkişi kurulu, itirazları üzerine tanzim edilen ek raporda kapitalizasyon faizi %5 ve %7 olarak terditli hesaplama yaptığını yerel mahkemece %7 den hüküm kurulduğunu, kapitalizasyon faizin yan yana taşınmazlarda, aynı bölge de hatta aynı ilde değişkelik gösteren bir unsur olmadığını, kapitalizasyon faiz, nüfus,
Isparta ilinin anılan bölgeye göre gelişimi, dört tarafı dağ ile çevrili il de arazi kıtlığı ve diğer nedenlerden dolayı en fazla %4 alınmaması gerekirken %5 alınmış olmasının yine taşınmazın gerçek değerine ulaşmasını engellediğini, davalı kurumun harçtan muaf olduğu dikkate alınarak hükümle birlikte davacılar tarafından yatırılan harcın kendisine iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;, somut uyuşmazlıkta belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın reddi gerekirken; mahkeme tarafından bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazlara ait tapu kayıtlarına orman şerhi konulması nedeniyle orman idaresinin yetkili ve sorumlu olduğunu, açılan tapu iptal ve tescil davası veya şerh konulup konulmaması ile alakalı Hazineye herhangi bir mesuliyet yüklenemeyeceğini,
dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline yönelik işlemlerde hiçbir tasarruf yetkisi olmayan Maliye Hazinesi açısından davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın niteliğinin “tarla” olarak değerlendirilip hesaplamanın net gelir esasına dayanarak yapıldığı belirtilmişse de yapılan hesaplamanın bazı yönleriyle gerçeği yansıtmaktan uzak olup, taşınmazın değerinin çok yüksek hesaplandığını, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi, belediye hizmetlerinden faydalanmayan, köy merkezine ve şehir merkezine oldukça uzak,
kadastral yolu olmayan ve toplu taşıma araçlarıyla ve otomobille ulaşım sağlanamayan hatta ve hatta yürüyerek bile ulaşılamayan konumda olduğunu, bu nedenle keşif günü tüm heyet ve taraflar olarak taşınmazın tam olarak dibine kadar gidip görebilme şanslarının olmadığını, en yakın noktadan değerlendirmelerin yapıldığını, nadas uygulamasının taşınmazın değeri hesaplanırken dikkate alınmadığını, eldeki davaya konu edilen taşınmazın bedelinin yöntemince belirlenmediği gibi denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek,
davacının zenginleşmesini sağlayacak ve idareyi zarara uğratacak şekilde tazminat miktarı belirlenmesinin hatalı olduğunu, hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde davacı tarafından davada yatırılan harçlar yargılama giderlerine dahil edilerek davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve bilirkişi raporu hüküm vermeye yetecek düzeyde olmadığı gibi, verilen kararın da usul yasa ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan tazminat davaları, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/1 inci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesileceğinden, 6100 sayılı Kanun hükümleri gereğince, davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın,
davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini 6100 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırmasının mümkün olduğu.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında bilirkişi kurulu tarafından taşınmazların arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek net gelir yöntemine göre hesaplama yapılmasına davacı tarafça itiraz edilmediği; bu doğrultuda hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre taşınmazların istem doğrultusunda tapu iptal kararının kesinleştiği tarih esas alınarak gerçek bedellerinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde ve yine istem doğrultusunda tapu kaydını iptal eden mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz
uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı; davacılar vekilince sunulan istinaf dilekçesinde aksi iddia edilmekle birlikte davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ayrıca keşif harcı, vekâlet harcı, başvurma harcının da yargılama giderlerine dahil edilerek Hazineden tahsiline karar verilmesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu Isparta ili, ..., Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın 26.10.1954 tarihinde davacılar murisi adına tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/446 Esas, 2020/136 Karar sayılı kararı ile tamamının orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 20.03.2022 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1581, K. 2025/12542, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama