KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/17308 E., 2026/5524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1782 Esas, 2025/1855 Karar
- Dava tarihi
- 23.12.2024
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Datça 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/381 Esas, 2025/134 Karar
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1 29... parsel sayılı taşınmazın 17.76 m²lik kısmının mülkiyet hakkı bedelinin 1.71 m²lik kısmının irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dilekçelerinde belirttikleri hiçbir hususun değerlendirilmediğini, belirttikleri emsaller değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkemece yapılan keşifte arazi içerisinde yer alan badem ağaçlarının zararının dikkate alınmadığını, Mahkemece dava konusu taşınmazın imar durumu hakkında gerekli araştırmanın yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru badem bahçesi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmî veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun oranda (%5) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, objektif değer artışının raporda yazılı hususlar doğrultusunda (%650) olarak belirlenmesinde ve irtifak sebebiyle taşınmazda %20 oranında değer düşüklüğü tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, bilirkişi raporuna 2024 yılı verilerinin doğru bir şekilde aktarıldığı ve yapılan hesaplamanın isabetli olduğu,
İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun gerektirici nedenlere uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında. Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaati ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın niteliğinin yanlış değerlendirildiğini , özel ürün arazilerde ürün bazlı gelir metodunun uygulanması gerektiğini, bilirkişi heyetinin eksik oluşturulduğunu, hükme esas alınan raporda 2023 yılı verilerinin kullanılmasının hatalı olduğunu, 2024 yılı verilerinin kullanılması gerektiğini, badem ağaçlarının değerlerinin ayrı hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın imar durumunun dikkate alınmadığını, belirlenen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek rayıç değerinin altında belirlendiğini,
dava konusu taşınmazın değerinin emsallerine göre düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak kapitalizasyon faiz oranı ile değer düşüklüğü oranının uygulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17308, K. 2026/5524, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama