KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1774 E., 2025/12546 K.·Asıl Ve Birleştirilen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1884 Esas, 2024/1996 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/94 Esas, 2023/298 Karar
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davacının Antalya ili, ..., Mahallesi 125 37... parselde 68,27 m², 125 37... parselde 576,10 m², 125 39... parselde 223,22 m² hisse sahibi olduğunu, davalı idarenin bir kamulaştırma olmaksızın bu taşınmazlara el attığını açıklayarak, kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, taşınmazlar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazların tapusunun iptali ve idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süre aşımı, husumet şartları bulunmadığından reddi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunun hatalı hazırlandığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, ..., Meydankavağı Mahallesi 125 37... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar ile aynı yer 125 39... parsel sayılı taşınmazlardan 12539 parsel sayılı taşınmaza pazar yeri yapılmak, 125 37... ve 3 parsel sayılı taşınmazlara da asfalt dökülmek suretiyle davalı idare tarafından fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazların değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı,
dava konusu taşınmazların metrekare birim fiyatının dava tarihi olun 21.01.2021 tarihi itibarıyla 4.098,00 TL kabulünün yerinde olduğu, dava konusu 125 39... parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan etrafında tel ile çevrili korunması gereken kültür varlığı alanında kalan kısımdaki davacı hissesinin bedeline hükmedilmemesinin yerinde olduğu,
ancak kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, yerel mahkemece harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu,
ancak bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilerek, davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin resen göz önünde bulundurulan hususlar dikkate alındığında kısmen yerinde olduğu kanaati ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1774, K. 2025/12546, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama