KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2894 E., 2025/12031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2084 Esas, 2024/13 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/113 Esas, 2022/266 Karar
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asli müdahale talebinin reddine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asli müdahale talebinin reddine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asli müdahil vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi 302 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kayyımı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Asli müdahil duruşmada; dava konusu taşınmazı senetle satın aldığını, bu yerin dedesinden kaldığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asli müdahale talebinin reddine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın usule ve kanuna aykırı olduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini, dosyanın ilk duruşmasına e-duruşma olarak katılma talebinin İlk Derece Mahkemece kabul edildiğini, zorunlu olarak duruşmaya 1 saatlik mazeret verilmiş olduğunu, tam saatinde de hazır olunduğu belirtir beyanın Mahkemeye sunulduğunu, ancak duruşma saatinde hazır olunmasına rağmen duruşma çağrısı yapılmadığını, adil yargılanma hakkını ve savunma hakkını ihlal edildiğini, müvekkilinin taşınmazı sözleşme ile satın aldığını,
tapu kayıtlarında malik olarak gözükmeyen asli müdahilin taşınmazın zilyedi olduğunu ve yıllarca ve aralıksız bir şekilde zilyet olarak taşınmazı kullandığını, taşınmaz mülkiyetini tescilsiz olarak kazandığını, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taşınmaz üzerinde yer alan yapının bedeli hak sahiplerine ödenmiş olup, bu konuda gerek taraflar ve gerekse asli müdahil açısından bir çekişme bulunmadığı, uyuşmazlık konusu, dava konusu taşınmazın zemin bedeli ve kime ödeneceği hususu ile sınırlı olup, değerlendirme de bu doğrultuda yapıldığı, asli müdahil bakımından ise İlk Derece Mahkemesince 24.03.2022 tarihli tensip tutanağı ile tapu iptal ve tescil istemli dava açmak üzere 4 haftalık kesin süre verildiği,
bu tutanak ekli davetiyenin asli müdahil vekiline 29.03.2022 tarihinde tebliğ olunmasına rağmen bu yönde bir davanın açılmadığı, İlk Derece Mahkemesince ise bu durum üzerine mevcut tapu kaydı ve hak sahipliği ile uyumlu bir biçimde ve yazılı olduğu şekilde hüküm kurulduğu, tanınan makul ve kesin süre içerisinde işlem yapılmadığından asli müdahil talebi hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve esas bakımından bir hata görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ititrazlarını tekrar etmiş, ayrıca Gazintep 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/375 Esas numarası ile tescil davası açtıklarını ve davanın derdest olduğunu, temyiz incelemesinin bu kararın kesinleşmesinden sonra yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asli müdahil vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4. Dava konusu taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğundan kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba bloke edilerek ilerde hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Asli müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarına reddine,
2. Asli müdahil vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (I) bendinde bulunan "Asli müdahilin talebinin reddine," ibaresinin hükümden çıkartılması, b) (1) numaralı bendinin (b) alt bendinin hüküm fıkrasından çıkarılması, yerine "tespit edilen kamulaştırma bedelinin dava konusu taşınmazların mülkiyetinin ihtilaflı olduğuna ilişkin tapu kaydında bulunan şerhler gözetilerek ileride hak sahibi olduğunu ispat eden hak sahiplerine ödenmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesapta tutulmasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Asli müdahilden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2894, K. 2025/12031, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama