KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/31 E., 2025/12135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/4273 Esas, 2024/3121 Karar
- Karar
- Esastan ret
- Sayısı
- 2023/627 Esas, 2024/302 Karar
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkı davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili ... ilçesi, ..., Mahallesi 142 ada 10 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen sürenin kesin süre olmaması gerektiğini, 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde öngörülen sürenin kesin süre olmadığını, bilirkişi raporu ile belirlenen değer ile kıymet takdiri ile belirlenen değer arasında çelişkinin oluştuğunu, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tespit edilen kamulaştırma bedelinin yatırılması için Mahkemece davacı idare vekiline 15 günlük süre verildiği, ancak bu süre içerisinde bedelin depo edilmediği, bunun üzerine ikinci kez yeniden 15 günlük süre verilip bu sürenin kesin olduğunun ve bu süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yine yatırılmadığı, idarenin usulüne uygun ve yasal düzenlemeye riayet edilerek verilen sürelere riayet etmediği,
İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazların tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline usulüne uygun olarak verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile ilgili hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/31, K. 2025/12135, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama