KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/345 E., 2025/13555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3114 Esas, 2024/2924 Karar
- Karar
- Usulden ret / Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/94 Esas, 2023/324 Karar
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil bedeli yönünden usulden reddine, kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeli yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından tazminat ve ecrimisil talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Ilıca Mahallesi 1 35... ve 102 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece kamulaştırma kararı alınmadan ve bedeli ödenmeden fiili olarak el atılan tarım arazisini müvekkilinin ve diğer mirasçıların 1976 yılından bu yana kullanamadıklarını ileri sürerek taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, 1 35... parsel yönünden uzlaşma dava şartı nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve bu parsel yönünden verilen kararda vekâlet ücretine maktu tutara göre hükmedilmesi gerektiğini davalı idarenin harçtan muaf olduğunun gözetilmediğini, objektif değer artışı uygulanmasının doğru olmadığını, fazla bedele hükmedildiğini, ecrimisile ilişkin de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazların kök parselleri olan eski 1 57... parselin kamulaştırılmasına ilişkin kamulaştırma tebliğ evrakının dosyada mevcut tebliğ şerhine göre “muhatapla birlikte oturan kardeşleri ... imzasına tebliğ edildiği” nin yazılı olduğu ancak davacının nüfus kaydına göre 1961 doğumlu olup tebliğ tarihinde onbeş yaşında olduğu,
yasal temsilcisine tebligat çıkartılması gerektiği halde muhatap olarak kendisine tebligat çıkarılmasının geçerli bulunmadığı gibi, nüfus kaydında da ... isimli bir kardeşinin bulunmadığı görüldüğünden davacıya tebligat yapıldığından söz edilemeyeceği, bu nedenlerle kamulaştırma işlemi kesinleşmediği, dava konusu taşınmazların fiilen göl altında kaldığının fen raporunda tespit edildiği, eski 158 ( yeni 1 35... ) parsel sayılı taşınmaza 1983 tarihinden sonra el atıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, eski 157 ( yeni 1 35... ) parsel sayılı taşınmaza fiilen 1956-1983 tarihleri arasında el atıldığı,
davacı tarafça uzlaşma başvurusunda bulunulduğu ve davalı idare tarafından 23.03.2022 tarihli cevabi yazı ile olumsuz cevap verildiği, bu nedenle davacının taşınmazların bedelini davalı ... Genel Müdürlüğünden dava yoluyla talep hakkının bulunduğu, arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazların bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak ;davada taraf sıfatı tüzel kişiliği haiz davalı ...
Genel Müdürlüğü olduğundan, bölge müdürlüğüne karşı dava açılması temsilde yanılma mahiyetinde olup bölge müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmadığı gözetilmeden hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan ve dava konusu taşınmazların baraj göl alanında kaldığı anlaşıldığından Kadastro Kanunun 16/C maddesi gereğince tapu kaydının terkinine karar verilmesi gerekirken tesciline karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ...
Genel Müdürlüğü yargı harçlarından muaf olduğu halde harçla yükümlü tutulması yerinde olmadığından, 1 35... parsel sayılı taşınmaz yönünden fiili el atma tarihi 1956-1983 tarihleri arasında olduğundan 2942 sayılı Kanununun Geçici 6. Maddesi hükümlerine göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti takdiri doğru görülmediğinden istinaf başvurusunun ecrimisil bedeli yönünden usulden reddine, kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeli yönünden başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/345, K. 2025/13555, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama