KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/347 E., 2025/12305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3003 Esas, 2024/2815 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/605 Esas, 2023/313 Karar
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi,...Mahallesi 41669 ada 2 parsel sayılı taşınmaza imar planında sosyal ve kültürel tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin hukuki veya fiili el atmasının söz konusu olmadığını, fiili el atma olmadığından idari yargının görevli olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaza özel mülkiyete konu olacak şekilde kullanım amacı getirildiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz alanının 814,00 m² olduğu, dava konusu taşınmazda davacı ...'nın 18,00 m² hissesinin olduğu, ... İmar ve ... Müdürlüğünün 27.12.2022 tarihli yazısı ve ekindeki imar durum belgesi ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın ... Belediye Meclisi'nin 26.02.1992 tarihli ve 26 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli ...
İmar Planı ve bu planın uygulaması ile 1/1000 ölçekli ... nolu parselasyon planı kapsamında ...
Alanı olarak ayrılmış olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre üzerinde herhangi bir yapı veya tesis olmayıp boş olduğu, bu yönüyle taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığı anlaşılmış ise de, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile idarece kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği ve adli yargının görevli olduğu,
arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen parseller yönünden tespit edilen bedel de değerlendirilip davalı idarenin bedel yönünden istinaf itirazında bulunmadığı da gözetilerek, tespit edilen bedelin faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak belirlenen metrekare birim bedelinin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/347, K. 2025/12305, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama