KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3951 E., 2025/17851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1431 Esas, 2024/2554 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/104 Esas, 2022/81 Karar
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında tesis edilen ipoteğin terkininin tedbiren durdurulması ve söz konusu ipoteğin güncellenmesi istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı .. ili, .. ilçesi, .. Çiğli Mahallesi 412 87... parsel sayılı taşınmazda müvekkili idare lehine 124.500,00 ETL kanuni ipotek tesis edildiğini, taşınmazın bulunduğu bölgede arsa fiyatlarının değer kazandığını ileri sürerek, ipotek bedelinin dava tarihine uyarlanarak arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ipotek süreli olup süre dolmadan icra takibi açılmadığından dolayı talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiğini, 7181 sayılı Kanun’la 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 883 üncü maddesine eklenen fıkra uyarınca ipotek alacaklısının 30.01.2020 tarihinden itibaren 30 gün içinde icra takibine geçerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 150/c maddesi gereği şerh işletilmediği takdirde ipoteği terkin ettirme hakkının bulunduğunu, takip açmakta ihmal gösteren davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine yaklaşık 30 yıl önce konulan ipoteğin aradan geçen zamanda enflasyon ve diğer ekonomik gelişmeler neticesinde değerini yitirdiğini ve ipotek bedelinin günümüz ekonomik koşullarına göre güncellenmesini, bu kapsamda ipotek tesisine konu alan arsanın dava tarihi itibarıyla rayiç bedelinin tespit edilerek ipotek bedelinin güncellenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ipotek bedelinin uyarlanması isteğine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince ipotek senedinde yazılı bedelin Toptan Eşya Fiyat Endeksi (TEFE), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), asgari ücret, döviz ve altın gibi parametreler dikkate alınarak dava tarihi itibarıyla ulaştığı değer belirlenerek davanın kabulüne karar verildiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından karar miktar itibarıyla kesin olmak üzere verilmiş ise de davanın uyarlama isteğine ilişkin olması nedeniyle istinaf yolu açık olduğundan istinaf itirazının esastan incelenmesine geçildiği,
uyarlama isteğinin 7181 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile 4721 sayılı Kanun'un 883 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra "ipotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren 30 gün içerisinde ipotekli taşınmaz üzerinde 09.06.1932 tarih ve 2004 sayılı İİK'nin 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması halinde ipotek,
malikinin talebi ile tapu müdürlüğünce terkin edilir." ve 7181 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2644 sayılı Tapu Kanunu'na (2644 sayılı Kanun) eklenen Geçici 4 üncü madde "22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı TMK'nın 883.maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi dolmuş olmasına rağmen terkin edilmeyen süreli ipoteklerde anılan fıkrada belirtilen 30 günlük süre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başlar." düzenlemesi ile 7181 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinde yer alan "bu kanunun .....
3. maddesi ile 19. maddesi 01.01.2020 tarihinde .... yürürlüğe girer." şeklindeki düzenlemeden kaynaklandığı, dosya içerisinde mevcut tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazın avlulu ev niteliği ile davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacı ... lehine 01.04.1986 tarihli ve 1721 yevmiye numaralı işlem ile 124.500,00 ETL bedelli ve 4 yıl süreli ipotek tesis edildiğinin sabit olduğu,
davacı idare tarafından ödenmediği iddia edilen ipotek bedeline ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılmadığı ve bu nedenle 2004 sayılı Kanun'un 150/c maddesi gereğince taşınmaz üzerine icra müdürlüğünce şerh konulmadığının görüldüğü,
eldeki davanın 7181 sayılı Kanun ile 4721 sayılı Kanunu'un 883 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra ile 2644 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4 üncü madde kapsamında dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin tapu maliklerinin Tapu Müdürlüğüne müracaatları sonucu terkin edileceğinin düzenlenmesi üzerine davacı tarafından yasada düzenlenmiş olan terkin süresinin başladığı 01.01.2020 tarihinden sonra ve kanunda belirtilen 30 günlük sürenin dolmasından önce 16.01.2020 tarihinde dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin terkininin önlenmesi yönünde öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yargılamaya devamla dava konusu ipotek bedeli olan
124.500,00 ETL'nin dava tarihindeki bedele uyarlanması/güncellenmesi istemiyle açıldığının görüldüğü, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar ipotek senedinde yazılı bedelin TEFE, TÜFE, asgari ücret, döviz ve altın gibi parametreler dikkate alınarak dava tarihi itibarıyla ulaştığı değer belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de Daire tarafından ..
Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 02.12.2024 tarihli yanıtta dava konusu ipoteğin malikin talebi üzerine 04.10.2022 tarihinde terkin edildiğinin anlaşılması karşısında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği belirtilerek,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığını taşıyan 331 inci maddesinin birinci fıkrasının "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmetmesi gerekir." hükmü gözetildiğinde davanın konusuz kalması halinde davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmaması ve vekâlet ücretine hak kazanabilmesi için davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması;
davacının yaptığı masrafların davalıya yüklenebilmesi için ise, dava açmakta haklı olmasının gerektiği, davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı tarih itibarıyla hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve dava açılmasına sebebiyet veren tarafı yargılama giderine mahkum etmesinin gerektiğinde dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine kayıtlı ipotek bulunduğu ve bu ipoteğin uyarlanmasını talep etme hakkı bulunduğu gözetildiğinde yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulmasına dair karar verildiği belirtilerek düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak
suretiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca her ne kadar ipotek dava konusu taşınmazın tapu kaydından terkin edilmiş olsa da ipotek konusu alacağın müvekkili idare tarafından tahsil edilmediğini, bu nedenle ipotek bedelinin güncellenerek kamu zararının doğmasına sebebiyet verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak imar uygulaması sırasında tesis edilen ipoteğin terkininin tedbiren durdurulması ve söz konusu ipoteğin güncellenmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3951, K. 2025/17851, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama