KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/5271 E., 2025/13741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/49 Esas, 2024/2402 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/461 Esas, 2023/1009 Karar
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 34... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, taşınmaz baraj gölü sahasında kaldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm bedele yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, yanlızca fark bedele yasal faiz uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmaza objektif değer artışı ve kapitalizasyon faiz oranın aynı anda eklenmesinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının düşük alınarak taşınmazın değerinin yükseltildiğini, münavebe ürünlerinin bir yıllık hesaplamasının ve yaygın olmayan münavebe ürünlerinin alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde 2 adet 3 katlı yapı olmasına rağmen bir tanesinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük alındığını, objektif değer artış oranının ve değer düşüklüğü oranının çok az verildiğini, münavebe ürünlerine hasat zamanlarındaki satış fiyatları üzerinden değer biçilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi (sebze bahçesi) niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesinin doğru olduğu,
taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin %5 oranında alınmasının, taşınmazın konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına %30 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesinin ve askı ilan tarihinden sonra inşa edildiği tespit edilen yapıların kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmamasında isabetsizlik görülmediği,
Dairenin kaldırma nedenleri dikkate alındığında, kamulaştırma bedelinin hesabında dikkate alınan yapının yüzölçümü bakımından Dairenin kaldırma kararından önceki yapı alanı ile kaldırma kararından sonraki yapı alanı aynı olduğundan yapı bedelinin 151.407,36 TL yerine 159.432,80 TL kabulünün yerinde olmadığı ve fark bedele karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiği kanaati ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkeme kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 34... parsel sayılı dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, üzerinde bulunan yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tescili ile göl alanı olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5271, K. 2025/13741, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama