KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/910 E., 2025/12034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1129 Esas, 2024/2186 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/72 Esas, 2019/233 Karar
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun'un) 23 üncü maddesi gereği geri alım istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin .... ili, ..., .... Mahallesi 3033 parselde kayıtlı 15.370,00 m²lik tarlasının rekreasyon alanı yapılacağı gerekçesi ile 2011 yılında davalı tarafından kamulaştırıldığını, söz konusu kamulaştırmanın kesinleştiğini, amacına uygun hiç bir işlem ve tesis yapılmadığını belirterek bedel artırma davasında hükmedilen ve davalı tarafından ödenen 291.231,89 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıya iadesi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yeniden müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/296 Esas, 2012/159 Karar sayılı kararı ile kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmaz ile ilgili 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde belirtilen yasal süre şartlarının sağlanmadan dava açıldığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu aynı alanda 150 parselin bir bütünlük içerisinde kamulaştırılmasının söz konusu olduğunu, ancak işbu 150 parselin tamamının kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığını, bu nedenle yasal sürelerin başlamasının söz konusu olmadığını,
ayrıca dava konusu taşınmazın kamulşatırma amacına uygun olacak şekilde bir takım idari işlemler, yazışmalar, tevhit işlemleri, imar plan/durum değişiklikleri gibi birçok işlemin yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeye esas teşkil eden aynı kamulaştırma işlemindeki taşınmazların kamulaştırma davasının kendileri ile ilgili olmadığını, gerekçedeki davaların farklı kamulaştırma kararlarıyla ilgili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca; kamulaştırılan taşınmazın geri alınabilmesi için kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem ve tesisat yapılmamış olması ve kamu amacına yönelik hiçbir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz malın olduğu gibi bırakılması gerektiği, geri alma hakkının doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmayan hakkın düşeceği,
aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmazın durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek geri alma hakkının doğumu taşınmazların tümüne göre belirleneceği, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde belirlenen yasal koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/910, K. 2025/12034, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama