KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/11159 E., 2010/6258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Kaçak elektrik kullanmak suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/2, 522, 523, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 880 Yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, DÜZCE 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2005 tarihli ve 2005/27-302 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
para cezasının 880 Yeni Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle önceki hükmün aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 05/07/2005 tarihli 2005/27-302 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 01/05/2006 gün ve 18466 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 22/05/2006 gün ve 95024 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 09/06/2006 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05/07/2005 tarihli ek kararın kesinleşmesini müteakip aynı konuda verilen 07/11/2005 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilâmına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması,
alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Kanun Yararına Bozma istemine konu Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2005 tarih ve 2005/27-302 sayılı kararı ile hakkında karar verilen hükümde, “Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 7 gün içerisinde Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazı kabil olmak üzere karar verildi” şeklinde yazılması suretiyle yasa yolu, mercii, başlangıç süresi, sürenin başlangıcı, başvuru şeklinin usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/07/2005 gün ve 2005/27-302 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/11159, K. 2010/6258, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama