KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/18064 E., 2010/196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın 13.5.2004 günlü duruşmadaki anlatımına göre, otomobilin kilitli kapısının zorlanarak açıldığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması;
2-Sanığın çaldığı otomobili, bulunduğu yerden 3,5-4 km öteye götürüp burada araçta bulunan özel bir sistemin elektriği kesmesi sonucu stop etmesi nedeniyle daha ileriye götüremediği ve eyleminin aracın mülkiyetine yönelik olduğu düşünülmeden 765 sayılı TCY.nın 522/1. maddesinin pek hafife ilişkin hükmünün uygulanması;
3-Sanığın suçunu kabul etmemesinin 5271 sayılı CMK.nun 253, 254 ve 5395 sayılı ÇKY.nın 24. maddeleri uyarınca uzlaşma teklif edilmesine engel olmayacağı ve eylemin 5237 sayılı TCY.daki karşılığı olan 142/1-b. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı itibariyle uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, uzlaşma girişiminde bulunulmaması;
4-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522/1, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3; 5271 sayılı Yasanın 253, 254 ve 5395 sayılı ÇKK.nun 24. maddelerinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında uygulama yapılarak lehe yasanın yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/18064, K. 2010/196, 20 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama