KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/18474 E., 2010/1381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre; Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.04.2005 tarihinde kesinleşen, 2003/223-405 sayılı kararı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilen açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı
olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53/1. maddesinin uygulanmasına" bölüm çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/18474, K. 2010/1381, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama