KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/19054 E., 2010/12360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, diğer iki arkadaşı ile birlikte dışarıdan gelen telefon hattına saplama yapmak suretiyle karşılıksız görüşme yapmaya kalkıştığının anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK.nun 491/ilk-son maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Telefon görüşmesi yapılmadan sanık ve arkadaşlarının yakınan tarafından fark edilerek yakalandıklarının anlaşılmasına göre, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 62. maddesi ile tam kalkışmadan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Eylemin kalkışma aşamasında kalması nedeniyle, TCK.nun 522/1. maddesinin uygulanmasında pek hafif yerine hafif kabul edilerek, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk-son, 62, 522/1, 95/2. maddelerine göre hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı eyleme uyan ve karşılıksız yararlanma suçunu oluşturan 163/2, 35/2. maddelerinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırları gözetildiğinde; anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında uygulamaya göre sanık yararına olan Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/19054, K. 2010/12360, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama