KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/10793 E., 2011/5249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olaydan iki yıl sonra yakalanan sanığın aşamalarda, olayı hatırlamadığını ancak iş yerinden parmak izinin tespit edilmiş olması nedeniyle suçu kabul ettiğini belirtmesi karşısında, olay yerinden alınan parmak izi ile parmak izi karşılaştırma tablosu ve raporu getirtilip, tespit edilen parmak izinin sanığa ait olup olmadığı kesin biçimde belirlenmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması;
Kabule göre;
2-Yakınanın, hırsızlık suçunun olay günü akşam saat 20.00 ila takip eden sabah saat 09.00 arasında işlendiğini bildirmiş olması, sanığın da suç saatine ilişkin bir anlatımının bulunmaması karşısında; hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının, TCY’nın 6/1-e maddesinde öngörülen, geceden sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğine ilişkin kanıtlar açıklanıp tartışılmadan, hırsızlıktan hükmolunan cezanın aynı Yasanın 143. maddesi ile artırılıp, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda temel cezanın anılan yasanın 116. maddesinin (2.) fıkrası yerine (4.) fıkrası uyarınca belirlenmesi;
3-Sanığın, hükmün tefhim edildiği son oturumdaki esasa ilişkin savunmasında, yakınanın zararını gidermeyi teklif etmesine karşın, bu zararın yakınandan sorulup dosya içeriğine uygun biçimde belirlenip, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması için süre verilmeden hüküm kurulması;
4-Suç tarihine göre şikayete tabi olup uzlaşma kapsamında bulunan mala zarar verme suçu ile -2- nolu bozma sebebine göre vasfı değişen ve ayrıca kabule göre de 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesiyle tamamen uzlaşma kapsamına alınan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda, anılan yasanın 254/1. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 253/1. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulmadan hüküm kurulması;
5-Sanığın adli sicil kaydının birinci sırasında yer alan ve bir örneği dosya arasına getirtilen Havza Sulh Ceza Mahkemesinin 7.7.2003 tarihinde kesinleşmiş 6.5.2003 gün ve 33-233 sayılı ilamına konu hükümlülüğünün 2253 sayılı Yasanın 38. maddesine göre bir yıl deneme süresi belirlenerek ertelendiği ve dosya içeriğinde çektirilmesine ilişkin bir bilginin yer almaması karşısında silinme koşullarının oluştuğu;
keza sabıka kaydının ikinci sırasında yer alan Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 7.6.2007 tarih ve 2005/221 – 2007/13 sayılı kararı ile hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve henüz kesin hükmün doğurduğu sonuçları doğurmayacağı gözetilerek, sanık hakkında hükümden önce 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılması zorunluluğuna uyulmaması;
6-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/10793, K. 2011/5249, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama