KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/26550 E., 2010/18428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık,Mala zarar verme, İşyeri Dokunulmazlığını bozmak.
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, mahkumiyetine ilişkin Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25/4/2007 tarihli hükmün sanık savunmanının temyizi üzerine Yargıtay’ca incelenmesi sonucunda Dairemizin 23/9/2008 gün 2007/20644- 2008/15999 sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2009 gün ve 2009/86210 sayılı yazısı ile sanık ... hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarıyla ilgili bir karar verilmemesi suretiyle maddi hata yapıldığından,
karar düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 30/6/2009 gün 2009/13423-2009/11029 sayılı ilamı ile sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından kurulmuş olan hükümlerin onanmasına karar verildiği halde,
karar başlığında iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarının yazım hatası sonucu eksik gösterildiğinin anlaşılması karşısında anılan 23/9/2008 günlü kararımızın başlık kısmındaki hırsızlık kelimesinin yanına “ işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek” suç isimlerinin eklenmesi suretiyle maddi hatanın düzeltilmesine ve kararın diğer yönlerinin aynen korunmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi 23/9/2009 tarihli dairemize yazdığı yazı ile katılanın mahkemelerine 10/12/2007 havale tarihli dilekçe ile şikayetlerinden vazgeçtiğine dair dilekçe verdiğini, dilekçenin Yargıtay’a gönderildiğini, kararın yüksek Yargıtay ./.. -2-
6.Ceza Dairesi Başkanlığının 23/9/2008 tarihli kararı ile ONANMASINA karar verildiğini, dolayısıyla katılanın vazgeçme dilekçesinin hükmün kesinleşme tarihi olan 23/9/2008 tarihinden önce verildiğinin anlaşıldığını, dilekçe temyiz incelemesi sırasında dosyaya konulmadığından katılanın vazgeçmesine ilişkin bir karar verilmediğini, TCK’nın 73/4 maddesi gereğince ”suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz”,
şeklinde düzenleme yapılmış bulunduğundan suç tarihinin de 5560 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 19/6/2006 tarihinden önce olması sebebiyle mala zarar verme suçu ile ilgili olarak hükmün kesinleşmesinden önce katılanın vazgeçmesinin sonuca etkili olup olmayacağı,
CMK’nın 253. maddesine 5560 sayılı yasa ile yapılan ekleme ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında olması dolayısıyla fiili uzlaşmanın gerçekleşmiş olması göz önüne alınarak hükümlü hakkında bu suçtan dolayı verilen cezaya ilişkin katılanın vazgeçmesinin etkili olup olmayacağı konusunda mahkemece davadan el çekilmiş olması dolayısıyla bir karar verilmesi için 2007/108 esas, 2007/253 karar sayılı dava dosyasının gönderildiği belirtilmiştir.
Söz konusu yazı ve dava dosyasının Yargıtay C.Başsavcılığının incelemesinden geçmeyip tebliğname düzenlenmeden doğrudan dairemize gönderilmiş olması sebebiyle, dairemizin 20/10/2009 tarih 2009/758 sayılı yazıyla dava dosyası ve mahkemenin yazısı esasa kaydedildikten ve gerekirse ek tebliğname düzenlendikten sonra dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2009 gün 2009/243880 sayılı yazısıyla mahkemece hüküm verildikten sonra ancak karar kesinleşmeden önce müşteki tarafından mala zarar verme suçu açısından şikayetten vazgeçme dilekçesi verildiği ve bu vazgeçmenin cezanın düşürülmesini zorunlu kılması sebebiyle, yasaya aykırı bulunan hükmün CMUK’nun 321. maddesi uyarınca bozulması talep ve tebliğ olunduğu görülmüştür.
İncelenen dava dosyası kapsamına göre katılanın şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçesi Samsun C.Başsavcılığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği sırada kaybolduğu ve dava dosyasına girmediği bu nedenle dairemizce temyiz incelemesi yapıldığı sırada dikkate alınmadığı ve kararın onanma suretiyle kesinleştiği, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen mahkeme kararlarının temyiz incelemesi sırasında dosya içerisinde bulunmayan bir delil bulunması nedeniyle, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
ancak bu durumun, 5271 sayılı C.M.K.’nın 308. düzenlenen durumu oluşturup Yargıtay Ceza Dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebileceği, sanığın lehine itirazda ise süre aranmayacağının düzenlenmesi karşısında,
../...
-3-
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/26550, K. 2010/18428, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama