KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/8493 E., 2011/4554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında önceden verilmiş olan 14.3.2003 gün ve 195-158 sayılı hüküm sanık ... tarafından temyiz olunmaksızın kesinleştiği, sanık Mümün Uysal yönünden ise anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 5.10.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, “hükmü temyiz etmeyen sanık ...’inde yararlandırılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen diğer sanık da yararlandırılarak 6.6.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemek olduğu bu nedenle, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığının anlaşılması karşısında.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık Mümün Uysal yönünden genel hükümlere göre sürmekte olan dava ile adı geçen hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması davalarının farklı hükümlere tabi olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca sanık ... yönünden ayırma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8493, K. 2011/4554, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama