İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/17644 K.2013/18426

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2010/17644Karar2013/18426Tarih18 Eylül 2013Okuma4 dk · 763 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2010/17644 E., 2013/18426 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Hırsızlık
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

763 kelime·4 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükümlü hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

Ceza Hukukunda genel kural, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan yasanın uygulanmasıdır. Sonradan yürürlüğe giren yasanın geçmiş suçlara uygulanabilmesi, lehe sonuç doğurması halinde mümkündür. Şayet önceki ve sonraki yasalara göre hükmedilecek cezalar ve güvenlik tedbirleri aynı ise sonraki yasanın uygulanması olanaklı değildir.

Lehe olan yasanın belirlenmesine ilişkin olan 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddesinin.

“Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü, 23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve öğretide bu konuda ileri sürülen görüşler birlikte değerlendirildiğinde, lehe yasanın belirlenmesi amacıyla ... kabul Edilen maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanması ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekmektedir.

Buna karşın, aynı konudaki önceki ve sonraki yasa hükümlerinin uygulanmaması yönünde mahkemece iradenin ortaya konulması halinde, uygulanmayan hükümlere ilişkin karşılaştırma yapılmasının olanaklı olamayacağı ortadadır.

Ancak mahkemelerin yanılgılı uygulamaları sonucu temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlerde sanıklar hakkında fazla bir cezaya hükmedilmiş ise bu durum somut olaya bağlı kalınmak suretiyle varsa hukuka aykırı bir yön hukuki uygulama birliği sağlanması için gereğinde olağan üstü kanun yolu ile ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Bu yönde bir uygulama ise hukuk mantığı, adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmaktadır.

Somut olaya gelince;

Oluş ve dosya içeriğine göre. 12.02.2002 tarihinde sokak üzerinde elinde iki adet oto teybi bulunan ve durumundan şüphelenilen hükümlünün kaldığı evde yapılan aramada bir adet markasız teybin bulunduğu, hükümlünün 14.02.2002 tarihinde hırsızlık yaptığı yerleri göstereceğini beyan ettiği ve yaklaşık 1 hafta önce park halinde bulunan yakınana ait araçtan teyp çaldığını söyleyerek yer gösterdiği,

yakınanın 14.02.2002 tarihinde alınan beyanında "Aracının arka kapılarını kilitlemeyi unuttuğunu ve aracın içinden 1 adet kızaklı teyp ve kasetin çalındığını, olayla ilgili müracaatta bulunmadığını" beyan ettiği, hükümlünün kaldığı evde bulunan yakınana ait teybin değerinin 30 TL olduğu ve polislerce yakınana teslim edildiği, hükümlünün mahkemede ve keşifte alınan savunmasında hırsızlık suçunu saat 20:30-21:00 sularında gerçekleştirdiğini ikrar ettiği anlaşılmaktadır.

Kızaklı teybin ve kasetin kapısı açık bırakılan araçtan çalınmış olduğunun savunma, yakınanın beyanı ve keşif tutanağı ile ... olduğu ve eylemin 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesine uyduğu dikkate alınmadan, İnegöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2002 tarih, 2002/708 Esas-2002/623 sayılı kararı ile hükümlünün 765 sayılı TCK'nın 491/2, 522, 59/2, 647/6. maddeleri ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

İnegöl Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2005 tarih, 2004/982 Esas-2005/215 sayılı ilamı ile, 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi uyarınca, İnegöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2002 tarih, 2002/708 Esas-2002/623 sayılı kararının aynen infazına karar verilmesi üzerine İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı'ca uyarlama talebinde bulunulmuş ve görevsizlik kararı ile dosya İnegöl Asliye Ceza Makemesi'ne gönderilmiştir.

Hal böyle olunca;

1-Kesinleşen yanılgılı uygulamanın ise sonraki yasa değişikliği nedeniyle yerel mahkemece yapılacak uyarlama yargılaması sırasında düzeltilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Bu itibarla “Kanun yararına bozma” ve “Sonradan yürürlüğe giren Yasanın değerlendirilmesi” kurumlarında yöntem ve ihdas ediliş nedenleri bakımından farklı yargılama kurumları olduğu ve değişik alanlara ait düzenlemeler içerdiği gerçeği dikkate alındığında usulünce açılan temyiz davası ile incelenmeden kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılığın ülke sathında uygulama birliği sağlamak amacıyla önce kanun yararına bozma yolu ile giderilmesinden sonra lehe yasa değerlendirilmesi yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-765 sayılı TCK'nın 523. maddesinde öngörülen düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde öngörülen düzenlemenin farklı koşullara bağlı olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde "Kısmi iade durumunda da mağdurun rızasının olması durumunda” uygulama koşulu olarak belirtilmesine karşın, 765 sayılı TCK'nın 523. maddesinde bu durumun uygulama koşulları arasında sayılmadığı anlaşıldığından; somut olayda hükümlünün soruşturma aşamasında müracaatı olmayan yakınanın aracını gösterip teybin iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; mağdurdan kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre lehe yasanın değerlendirilmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Olay tarihinde hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/ilk, 522/1 (pek hafif) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 141/1, 143, 168/1-4, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, hükümlü lehine olan yasanın yerinde yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/17644, K. 2013/18426, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/17644
Karar No
2013/18426
Tarih
18 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/17802 K.2013/17994
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/18059 K.2013/18054
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/18071 K.2013/17989
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/18168 K.2013/17656
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/18342 K.2013/18455
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/18940 K.2013/17811

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.