KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/819 E., 2013/1685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Aralarında geçen tartışma sonrası mağdura ait kahvehaneye gelen sanığın, korkutmak amacıyla havaya 2 el ateş etmek suretiyle gerçekleşen eyleminin silahlı tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturacağı gözetilerek, TCY'nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, TCY'nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında birden fazla tekerrüre esas cezasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanığın Konya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 1991/89 esas ve 1991/160 karar sayılı ilamı nedeniyle tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu anlaşıldığından,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/819, K. 2013/1685, 7 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama