KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/14850 E., 2014/4888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle;
Sanık ...'a gönderilen duruşma gününü bildiren davetiyeye, verilen adreste "tanınmadığı" şerhi düşülerek Dairemize iade edildiği, sanık savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde geçerli mazereti bulunmadan duruşmaya gelmediği anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak 11.04.2008 tarihli kararda başvuru süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmediğinin izlenmesi karşısında: sanık ... savunmanının 04.01.2011 tarihli temyiz istemi süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanıkların yakınanı hile ile kendi araçlarına bindirip, ...'dan yola çıktıkları, yolda yakınanı devamlı döverek zorla para istedikleri, önce ...'a gittikleri, oradan ...'ya yakınanın işyerine gidip yakınana ait suça konu aracı zorla aldıklarının anlaşılması karşısında: sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Yasaya göre yağma suçu yanında özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğu halde bu suçtan hükümlülük kararı verilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedenleri yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, suç tarihine göre sanık ... hakkında aynı Yasanın 58.maddesinin 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/14850, K. 2014/4888, 21 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama