KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2012/16956 E., 2012/17149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Sanıklardan ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, sanık ... hakkında nitelikli hırsızlığa yardım etme suçundan ve konut dokunulmazlığını bozma ve yardım etme suçlarından kamu davası açılmış ve BURSA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/658 Esas - 1209 Karar sayılı kararıyla her iki sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b ve 62. maddesi gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmiş ve karar Dairemizin 2008/24300 Esas, 2012/12082 Karar sayılı ilamıyla ... yönünden düzeltilerek onanmış;
... yönünden ise, iddianamede TCK.nın 39. maddesinin uygulanması istendiği halde ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması ve 53. maddenin yanlış uygulanması gerekçeleriyle bozulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz dilekçesinde özetle. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/9-7 Esas ve 2008/56 Karar sayılı. 1998/321 Esas. - 1998/393 Karar sayılı. 2011/6 Esas - 2011/356 Karar, 2011/272 Karar sayılı.
1990/221 Esas - 1990/253 Karar sayılı. 1991/225 Esas 1991/241 Karar sayılı.
2011/2 - 281 Esas 2011/285 Karar sayılı içtihatlarındaki gerekçeler doğrultusunda sanık ...'nun olayda asli fail olduğu konusunda görüş aykırılığı bulunmadığı; suçun hukuki niteliğinde herhangi bir değişiklik olmadığı; cezanın artırılmasını gerektiren durumun ilk kez duruşmada ortaya çıkmadığı Dosyada itiraz üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu; nedenleriyle bozma kararının kaldırılmasını ve düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
Dosyada itiraz üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazına konu dayanak aldığı Yüksek Ceza Genel Kurulu kararları 5237 sayılı Yasanın 145, 150/2 ve 168. maddeleri ile ilgili kararlar olup ilgili Yasa maddelerini TCK'nın 39. maddesiyle doğrudan bağlantısı yoktur. 39. madde suça iştiraki düzenleyen genel hüküm olup TCK'nın 145, 150/2 ve 168. maddelerde ek savunma alınmadan uygulama yapılması halleri 39. maddede de kıyasen uygulanamaz. Bu nedenle Yüksek Genel Kurul kararları bu hususta bağlayıcı değildir.
Ayrıca somut olayda iddianame de “olay tarihinde geceleyin şüpheli ...'ın şüpheli ... gözcülük yaparken, eve giriş kapısından balkonun demirlerine tırmanıp açık bırakılan balkon kapısından içeri girerek” şeklindeki anlatımla sanık ...'ın suça yardım eden olarak nitelendirildiği ve hakkında TCK'nın 39. maddesinin uuygulanmasının istendiği çok açık ve nettir.
Cumhuriyet Savcısı tarafından mütaalanın verildiği oturuma sanık ve müdafii katılmamış ve iddianameye göre daha aleyhe olan mütaalaya karşı ek savunma veya son sözleri sorulamamıştır.
5271 sayılı CMK'nın 226/1. maddesi kapsamında iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla cezalandırılma cihetine gidildiğinden ve yine 226/2. maddesi kapsamında cezanın arttırılmasını gerektiren haller ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığından ek savunma hakkı verilmeyerek savunma hakkı kısıtlanmıştır, bu nedenlerle itiraz reddedilmelidir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/16956, K. 2012/17149, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama