İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/11444 K.2018/339

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2014/11444Karar2018/339Tarih16 Ocak 2018Okuma7 dk · 1.321 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2014/11444 E., 2018/339 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2018
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Yağma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.321 kelime·7 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre TCK'nın 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu da usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda olacaktır. Bu nedenle hüküm kesinleşinceye kadar inceleme olanağı bulunan kanıtların ele alınıp değerlendirilmesi, diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşmesi için; olaya ışık tutabilecek nitelikte tüm yasal kanıt ve belgelerin araştırılıp, elde edilen tüm delillerin, akla, mantığa, bilimsel verilere, fiziksel kurallara, herkesçe bilinen somut duruma, gündelik hayatta elde edilen karine niteliğindeki bilgilere uygun olup olmadığı belirlenerek, bu konuda varsa yanılgılar sonlandırılıp, birini diğerine üstün kılan anlatım ve/veya deliller açıklanıp, hukuki sonucun temyiz merciince denetlenebilir bir gerekçe ile yazılması gerekir.

Öte yandan, yağma olaylarında genelde tanık yoktur, bu nedenle mağdurun beyanı ve teşhisi önemlidir. Birebir olayın muhattabı olan mağdurun beyanı tutarlı ve istikrarlı ise önde ve üstün niteliktedir. Şayet bu konuda duraksama varsa ortada yenilmesi gereken bir şüphenin olduğunun düşünülmesi gerekir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak da deliller eşdeğerdedir. Bu nedenle deliller yeterince araştırılmamış veya soruşturma eksik ise bu hususlar giderilmelidir.

Soruşturma evresinde toplanmamış delilleri mahkemenin toplaması gerekir. Hakimin sanık lehine ve aleyhine olan delilleri araştırıp; tam bir inanışla özgürce değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşması gerekir. Kuşkular yenilmelidir. Yani hükümde varsayıma dayalı kuşkulu kalan hususlar olmamalıdır. Maddi gerçeğin olayın bir bütünü veya parçasını temsil eden kanıtlardan ortaya çıkarılması gerekir.

Bir takım varsayımlara dayanılarak karar verilmesi ceza muhakemesinin amacına kesinlikle aykırıdır. Kuşku ve çelişki yenilmeden karar verilemez. Bir suç varsa bunun failini belirleyebilmek ancak kanıtların yorumu ile olanaklıdır. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa imkan vermemelidir. Yüksek ihtimal ile deliller yeterli toplanmadan bir ceza verilemez.

Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için, önce sözkonusu eylemin işlenip işlenmediğinin belirlenmesi gerekir. Bu da kanıtların yorumu ile cevaplanacaktır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını, yorum ile nasıl bir kanıya ulaştığını, kararının gerekçesinde göstermek zorundadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek;

Mağdur ve sanığın olay öncesi birbirlerini tanımadıkları gibi, aralarında husumet bulunduğuna dair de hiçbir bilginin dosyaya yansımadığı, katılan ...’ın 16.12.2011 tarihli kolluk, 13/02/2012 tarihli Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı ve yargılama sırasında alınan, birbiri ile örtüşen ve aşamalarda değişmeyen beyanlarında özetle; “olay günü saat.

13.30 sularında evinden çıkarak Türkmenistan sokak üzerinde yürümekte iken, yanına yaklaşan bir şahsın "babam öldü, birilerine yardım edeceğim” dediği, kendisinin ise "tanıdığım kimse yok, benimde durumum iyi, ihtiyacım yok" şeklinde beyanda bulunduktan sonra yürümeye devam etmesine rağmen, anılan şahıs tarafından takip edildiğini farkettiği, yaklaşık 25 metre kadar ileride, ikinci bir kişinin de yanına gelip, “paramı kaybettim, buradan bir kadın bir çocuk geçti mi?” diye sorarak “yurda yardım topladığını, para,kolye ve yüzüklerin bir mendilin içinde bulunduğunu” söylediği,

arkasından gelen birinci şahsın, sağ el yüzük parmağında bulunan iki adet yüzüğü çıkarmasını ve bağırmamasını söylemesi üzerine, ıssız bir yerde bulundukları için kendisini öldüreceklerinden korkarak, iki adet alyansını parmağından çıkardığı, aynı anda ikinci şahsın bunları elinden aldığı ve altın kolyesinin olup olmadığını sorup kollarını iki yana açtırarak elleriyle katılanın üzerini aradığı, akabinde, yanına ilk gelen kişinin, kendisinden aldıkları yüzükleri bir kağıda koyup katladıklarını söyleyerek elinde tuttuğu bükülmüş haldeki kareli defter kağıdını verdiği, ardından her iki sanığın olay yerinden ayrıldıklarını...” beyan ettiği;

16.12.2011 tarihli “olay teşhis tutanağı”na göre, mağdurun, kendisine gösterilen fotograflar içinden, yanına ilk gelen birinci şahıs olarak sanık ..., diğer şahıs olarak da sanık ...’un fotograflarını tereddütsüz şekilde teşhis ettiği; yakalanmasının ardından, farklı şahıslarla teşhis odasına alınan sanık ...’u ayrıca burada da kesin biçimde teşhis ettiği;

12/09/2012 ve 14/02/2013 günlü oturumlarda, teşhis tutanak içeriklerini doğrulayarak, “sanıkları, fotoğraf üzerinden bizzat emniyette teşhis ettiğini, bu konuda herhangi bir tereddütünün olmadığını, teşhis işlemi sırasında sadece sanıkların fotoğraflarının değil başka zanlıların fotoğraflarının da bilgisayardan gösterildiğini ve tüm bu fotoğraflar arasından sanıkları teşhis ettiğini, olay anında ilk önce yaklaşıp kendisiyle konuşan kişinin, dosyada bulunan fotoğrafta gösterdiği üzere ... olduğunu” beyan ederek sanığın fotoğrafını el işaretiyle yeniden mahkeme heyetine gösterdiği,

haksız fiili gerçekleştiren şahıslardan birinin kesinlikle anılan sanık olduğunu, huzurda bulunan sanığın, kendisine kağıt veren kişi olduğundan emin olduğunu belirterek herhangi bir tereddütünün olmadığını yinelediği;

Sanık ...’nin tüm aşamalarda değişmeyen savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, davet edilmesi üzerine Balıkesir ilinde gittiği polis merkezinde 02.01.2012 günü alınan ifadesinde özetle, “...diğer sanık ...’u ve mağdure ...’ı tanımadığını, olay günü Balıkesir ilinde bulunduğunu, bu hususta tanıklarının da bulunduğunu, eniştesi ...’in, il dışına çıkmadığını bildiğini...” söylediği,

yargılama sırasında mahkeme huzurundaki savunmasında da, “iddianamede belirtilen olay tarihinde Balıkesir'de inşaatlarda çalıştığını, daha sonra 2. evliliğini yapıp Bolu'ya taşındığını, yakınan ...'ı ve diğer sanık ...'u tanımadığını, hayatı boyunca hiç Ceyhan'a gelmediğini, 0 543 926 19 89 numaralı telefon hattını kullandığını, bu telefondan, olay tarihinde Ceyhan'da bulunmadığının tespit edilebileceğini, 16.12.2011 tarihli teşhis tutanağını kabul etmediğini, katılanın ne şekilde kendisini tespit ettiğini bilmediğini ve huzurdaki teşhisini de kabul etmediğini,

kullandığı telefon hattının eniştesi ... adına kayıtlı olduğunu ve altı yıldır kendisinin kullandığını, emniyette katılana teşhis için gösterilen fotograflardan ismi üzerindeki fotoğrafın kendisine ait olduğunu, bu fotoğrafın, bir olay nedeni ile Denizli Emniyet Müdürlüğü tarafından çekilmiş olduğunu, katılan ile herhangi bir husumeti bulunmadığı gibi, hayatında da ilk defa gördüğünü, aleyhine beyanlarının sebebini anlayamadığını, sanık ... olduğu söylenerek fotoğrafı gösterilen şahsı da ilk defa gördüğünü, olayla herhangi bir alakasının olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini” beyan ettiği;

Sanığın savunmasında beyan ettiği telefon numarasının, mahkeme başkanı tarafından mübaşir vasıtasıyla arattırılması üzerine, o sırada sanıkta bulunan telefonun çaldığının gözlendiği;

Sanık ...’un da savunmalarında, sanık ...’yi tanımadığını, adını ilk defa duyduğunu beyan ettiği;

Sanık ...’nin kayınbiraderi olduğunu beyanla tanık olarak ifade veren ..., 11.04.2012 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde her ne kadar, sanığın olay günü Balıkesir’de bulunduğunu bilmediğini beyan etmişse de, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından talimatla alınan 28.06.2012 ve 07.02.2013 tarihli ifadelerinde, “kolluk ifadesi sırasında beyanının zapta yanlış geçmiş olduğunu, zira 16 Aralık 2011 günü saat 20:00'de sanık ...’nin, kadın hastalığı nedeniyle ameliyat olan ve hastanede yatan eşi olan ablasını görmeye geldiğinde gördüğünü” beyan ettiği;

Sanığın diğer kayınbiraderi olan tanık ...’un 19/07/2013 tarihinde Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesi’nce talimatla alınan ifadesinde, “ yaklaşık 6-7 yıl önce kaynı Mustafa'ya 543'lü kontörlü Telsim hattı alarak Mustafa'ya teslim ettiğini ve o zamandan beri bu hattı kendisinin kullanmakta olduğunu” beyan ettiği;

Anılan [NUMARA] numaralı telefon hattının, suç tarihi öncesi ve sonrasına dair HTS. kayıtlarının dosya arasına alındığı, sinyal bilgilerinin

incelenmesinde, tüm görüşmelerin Balıkesir ilinde bulunan baz istasyonlarından yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında;

Yukarıda değinildiği gibi, yağma olaylarında genellikle tanık olmadığından, mağdurun beyanı ve teşhisi önemli olmakla birlikte, sanığın savunmasının da yeterince araştırılması, adil yargılama için bir vazgeçilmezdir.

Hal böyle olunca;

Öncelikle, sanığın kullandığı belirtilen telefon hattı ile en çok iletişimi gözüken telefon hattı sahibi ve/veya kullanıcısının açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile, anılan telefon numarasının olay tarihi öncesi ve sonrasında kimler tarafından kullanıldığı, bunun sanık ... ile bir bağı olup olmadığı,

anılan sanık adına başkaca bir telefon hattı bulunup bulunmadığı araştırılıp, sanık ...’un kolluk ifadesi sırasında beyan etmiş olduğu GSM. hattının suç tarihi ve öncesine ait iletişim kayıtları getirtilip, sanık ...’nın benimsediği ve/veya tespit olunacak telefon hattı ile bir irtibatının bulunup bulunmadığı araştırılıp, sanığın, tanık ...’in eşi olan ablasının olay günü herhangi bir tıbbi operasyon geçirip geçirmediği, varsa hangi hastanede yataklı tedavi gördüğü belirlenip, varsa tespit edilen hastaneden, suç tarihine ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının istenip, tüm duraksamalar giderildikten sonra,

sonucuna göre delillerin takdiri gerektiği düşünülmeden, eksik incelemeyle yetinilerek yargılamaya devamla, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/11444, K. 2018/339, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2014/11444
Karar No
2018/339
Tarih
16 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/11461 K.2018/378
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/11489 K.2018/379
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/11501 K.2018/180
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/11607 K.2018/137
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/11653 K.2018/225
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/11681 K.2018/26

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.