KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2016/1731 E., 2018/5574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, Yağmaya Teşebbüs
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... savunmanının hükmedilen ceza miktarına göre olanaklı bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi uyarınca REDDİNE;
I- Sanık ... hakkında mağdur ...’a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında mağdur ...’ya yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Elinde bıçak bulunan sanığın mağdurun cüzdanını tehdit ederek istediği, mağdurun verdiği cüzdanda para bulamayan sanığın cüzdanın içinden banka kartını alıp cüzdanı geri verdiği, bir süre sonra banka kartını da mağdura iade ettiği olayda;
1)Sanığın mağdura karşı işlemiş olduğu silahla yağma suçunun, malın alınmasıyla tamamlanmış olduğu gözetilmeden, teşebbüs hükümlerine yer verilerek noksan ceza tayini,
2) Sanığın mağdura ait cüzdanı ve içinden aldığı banka kartını iade ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi gerekliliği,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2016/1731, K. 2018/5574, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama