KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2016/4918 E., 2019/681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, Çocuğa karşı nitelikli cinsel saldırı, Kişiyi hürriyetinden yoksugn kılma, Fuhuşa aracılık etmek
- Hüküm
- Beraat, Mahkumiyet
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Dairelerinin 19/04/2016 tarih, 2016/Bşk-26 Esas ve 2016/26 sayılı kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan ...'ın 13.04.2010 tarihli duruşmada ''Ben bu olayı unutmak istiyorum, kendime yeni bir yol çizdim, mahkemeye de gelmek istemiyorum, bu nedenle şikayetçiyim ancak davaya katılmak istemiyorum'' şeklinde beyanı sonrası mahkemece müdahilliğe ilişkin ara karardan vazgeçilmesine karar verildiği ve yakınana atanan zorunlu müdafiinin sonraki duruşmalarda bu beyana ve müdahilliğinin kaldırılmasına dair karara karşı bir beyanda bulunmamasına rağmen kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, zorunlu müdafiin davaya katılma hakkı bulunmadığı ve bu bağlamda hükmü de temyize yetkili bulunmadığından;
hakkında beraat kararı verilen sanık ... savunmanının temyizinin beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yararının bulunmaması nedeniyle mağdur ... vekili ve sanık ... savunmanının temyiz taleplerinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında çocuğa karşı nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nin 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
22/06/2010 tarihli duruşmada Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki mütalasında sanıklar ... ve ...'in ''TCK'nin 37/1. maddesi yollaması ile 109/2-3,a,b,f,5,53. maddeleri gereğince cezalandırılması''nın talep edildiği ve mütalaya karşı sanıklar ... ve ... savunmanlarınca savunma yapıldığı dikkate alındığında tebliğnamedeki ''Ek savunma hakkı tanımadan TCK'nin 37/1. maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması'' şeklindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında TCK’nin 109/1-2, 109/3a,b,f maddeleri uyarınca belirlenen 6 yıl hapis cezasından, anılan yasanın 109/5. maddesi gereğince yarı oranında indirim yapıldığı sırada; hesap hatası sonucu 9 yıl yerine 8 yıl hapis cezasına, devamında da aynı yasanın 62. maddesi uygulanarak sonuc ceza 7 yıl 6 ay yerine, 6 yıl 8 ay hapis cezası olarak eksik tayin edilmiş ise de; anılan hususa karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yakınanın 2 ay gibi uzun bir süre içerisinde sanıklar ve ...'in ikametlerinde sanıkların bilgisi dahilinde tutulduğu anlaşıldığından diğer sanıklarla birlikte eylem ve fikir birliği içerisinde atılı suçu gerçekleştiren sanıklar ve ... hakkında TCK'nin 37. maddesi yerine aynı kanunun 39. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2016/4918, K. 2019/681, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama