Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2021/227 E. , 2021/13807 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : .... Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlar
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2021/227 E. , 2021/13807 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : .... Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen kararda, tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere yasa yoluna başvurulabileceği bildirilerek “Yasa yolu başlangıcı, mercii, temyiz yolu” bakımından yanıltılan sanık müdafiinin 17.03.2016 tarihli dilekçesindeki temyiz itirazları kabul edilerek, temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; suçun tavsifine gelince; 5237 sayılı TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâller” başlıklı 144/1. maddesinin “a) bendinde, hırsızlık suçunun “Paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde”, b) bendinde “bir hukuki ilişkiye dayalı alacağı tahsil amacıyla” işlenmesi hali” şikayete bağlı (ve 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamında) daha az ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâl tanımına yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 167. maddesinin birinci fıkrasında, yağma ve nitelikli yağma hariç malvarlığına karşı suçların (hırsızlık vb.) üstsoy veya altsoya işlenmesi hâlinde şahsi cezasızlık sebebinin mevcut olduğu, ikinci fıkrasında ise; aynı konutta birlikte yaşayan amca, hala aleyhine işlenmesi halinde suçun takibinin şikayete bağlı olduğu (ve 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında) ve verilecek cezanın yarısı oranında indirileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Sanık amcası katılan Necdet ile aynı konutta birlikte yaşamadığı için, fiilin TCK’nın 167. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Sanığın, dedesi Mümin’ün ölümünden sonra babası ... ile diğer katılan ve müştekilerin, paydaş olarak müşterek halinde malik oldukları 3 ton zeytini, içinde bulunduğu depo vasfındaki binadan çalması şeklinde gerçekleşen eylemde; sanık hakkında babası ...'in hissesi yönünden TCK'nin 167/1-b maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık hâli mevcut ise de; sanık amcası olan katılan ... ile kuzenleri olan diğer katılanlar ... ile müştekiler bakımından hırsızlık suçunu oluşturan bu fiilin, sanık tarafından işlendiğinde bir kuşku bulunmamaktadır. Sanık tarafından işlendiği sübuta eren bu fiilin, müşterek olarak malik olunan taşınır mal (paydaş olarak mülkiyete konu zeytinler) üzerinde işlenip işlenmediğinin ayrıca irdelenmesi gerekir. Sanığın babasının hayatta olması münasebetiyle, suç konusu zeytinin önceki sahibi olan ve suç tarihinden iki yıl kadar önce ölen dedesi ...'in mirasçısı olmadığından, suç konusu taşınır mal üzerinde müşterek malik olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Fakat; Sanığın babası olan mağdur ... mahkemece alınan beyanında, sanığın savunmasını doğrular mahiyette, fiilden önce, zeytinler üzerindeki kendi hissesini başkalarına olan borcunu ödemesi için oğlu olan sanığa bağışladığını (bıraktığını), esasen kardeşi katılan ... te dahil olmak üzere mirasçı olan bütün kardeş ve yeğenlerinin de bunu kabul ettiğini, ...'in sonradan caydığını beyan ettiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, taşınır mallarda bağışlama (hibe) nin yazılı bir şarta bağlı olmaması ve fiil ehliyeti olan herkesin bağışlama yapabilmesi karşısında, suç konusu zeytinler üzerinde, mirasçı sıfatıyla paydaş olarak malik olan...'in oğlu olan sanığa geçerli olarak kabul edilmesi gereken bağışı (hibesi) dolayısıyla, suçun paydaş olarak malik olunan taşınır mal üzerinde işlendiğini kabul etmek gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; Sanığın sübut bulan hırsızlık fiilinin 5237 sayılı TCK'nın 144/1-a-b maddesi kapsamında, suçun daha az ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olduğu bu suçun takibi şikayete bağlı olup uzlaştırma kapsamında kaldığı, bu itibarla 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hâlde, hatalı değerlendirmeyle sanığa TCK’nın 142/1-b maddesi tatbik edilmek suretiyle fazla ceza verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık Savaş Esmer müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.