İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11181 K.2024/5909

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…

Esas2022/11181Karar2024/5909Tarih9 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.333 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2022/11181 E., 2024/5909 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/528 E., 2021/1466 K.
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.333 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun'un 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;

Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü, sanık ve faili meçhul arkadaşının yolda yürümekte olan mağdurlar ... ve Munıra ile karşılaştıkları, faili meçhul sanığın elindeki bıçağı mağdur ...'nın boğazına dayadığı, sanığın da mağdur ...'nın boğazını sıkarak ''çantalarınızı verin, sesinizi çıkarmayın, sizi öldürürüm'' diyerek tehdit ettikleri ve sanığın mağdur ...'nın çantasını, faili meçhul arkadaşının da mağdur ...'nın çantasını aldığı olayda; sanıkların fikir ve ... birlikteliği içerisinde ayrı ayrı her iki mağdura yönelik yağma eylemini gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında iki ayrı yağma suçundan ceza tayin edilmesi gerekirken, tek yağmadan hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/528 Esas, 2021/1466 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık ...’in yakalanamayan ve kimliği tespit edilemeyen suç arkadaşı ile yolda birlikte yürümekte olan mağdureleri bir süre peşlerinden takip ettikleri, mağdurelerin durumu farkedip hızlıca yürümeye başladıkları sırada sanıkların bıçak tehdidi ile her iki mağdurenin çantalarını alıp kaçmaya başladıkları, mağdurelerin bağırarak yardım istemeleri üzerine olay yerinde bulunan güvenlik görevlilerinin sanıkları kovaladıkları, sanıkların aldıkları çantaları yere attıkları, sanık ...’in yakalandığı, diğer sanığın kaçtığı olayda uyuşmazlık suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hususundadır.

Öğretide hırsızlık ve yağma suçu birlikte hareket suçu veya neticeli suç olarak ve yağma suçu bileşik suç olarak nitelendirilmektedir. Hareket suçlarında kanunda tarif edilen hareketin tamamlanması, neticeli suçlarda ise hareketin tamamlanması ile beraber neticenin de gerçekleşmesi gerekmektedir. Bileşik suçlarda suçun tamamlanabilmesi için bileşen her bir suçun unsurlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu nedenle yağma suçunda bileşen yaralama veya tehdit suçu ile beraber hırsızlık suçunun da tamamlanması gerekmektedir. Şöyle ki bileşen hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığını kabul ettiğimiz takdirde tehdit veya yaralama suçu tamamlanmış olsa da yağma suçu tamamlanmamış olacaktır.

Zira hırsızlık suçundaki tamamlanmama eksikliğinden dolayı yağma suçunun kanunda tarif edilen fiili tamamlanmamış veya suçun neticesi gerçekleşmemiş olacağından yağma suçu teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

Hırsızlık ve yağma suçunun kanuni tarifinde ortak olarak alma fiiline yer verilmiş, yağma suçun da ilaveten alınmasına karşı koymama fiilinden bahis edilmiş ise de sonuçta her iki suçta da alma hukuki tabiri kullanılmıştır. Yine her iki suçun maddelerinin gerekçelerine baktığımızda ve mukayese ettiğimizde gerekçelerde ortak bir ifade ile alma fiili yani alma hukuki tabiri zilyetlik ile açıklanmıştır.

Almak hareketinin gerçekleşmesi veya tarafımızca kabul gören alma hareketinin ve zilyetliğin sona erdirilmesi neticesinin gerçekleşmesi için mal üzerinde zilyetliğin sonlandırılması, mal üzerinde tasarruf olanağının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Malum olduğu üzere kelime ve terimlerin bir doğal anlamı yani sözlük anlamı birde ıstılah yani bilimsel anlamı vardır.

Kanunun gerekçesine göre her iki suçun kanuni tarifinde yer alan hukuki anlamdaki almanın gerçekleşmesi için zilyetliğin sona erdirilmesi gerekmektedir. Yoksa burada ifade edilen alma sözlük anlamındaki bir malı kişinin elinden veya bir yerden alma eylemi değildir. Örneğin kasten yaralama suçundaki ... hukuki anlamda araya hukuki kesinti girmeden bir veya birden çok eylemi içinde barındırmaktadır.

Birden çok bıçakla yaralama hukuki anlamda tek bir yaralama suçunu oluşturmaktadır. Bu nedenle alma fiili bakımından iki suç açısından farklı kriterler belirlemek, hırsızlıkta teşebbüs aşamasında yağmada tamamlandı sonucuna ulaşmak hukuki açıdan isabetli olmayacaktır. Hırsızlık suçunda zilyetliğin sona erdirilmesi gerektiği kabul edilerek kesintisiz takip kriteri getirilmiş ve bu doktrinde ve uygulamada genel kabul görmüştür.

İzah ettiğimiz gibi birbirinden farklı olamayan madde gerekçelerinden dolayı aynı kriterin yağma suçunda da uygulanması daha isabetli olacaktır. Yağma suçunun daha vahim olduğu bu nedenle yağmada teşebbüs açısından uygulamada daha dar bir kriter ile uygulama yapılmalıdır görüşü Kanunun genel prensiplerine uygun bir görüş olmayacaktır.

Kanun koyucu almak fiili bakımından aynı kriteri getirmiş, maddelerin gerekçesinde bunu tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklamış, hırsızlık suçuna nazaran yağma suçunun haksızlık içeriğini dikkate alarak suçunun cezasının aşağı ve yukarı hadlerini daha yüksek belirlemiştir. Aynı tip suçlarda ortak olan teşebbüs hükümlerinin farklı kriterler getirilerek uygulanması hukukun prensiplerine aykırı olacaktır.

Suçun haksızlık içeriği her bir olayda Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi gereğince değerlendirilmeli, gerekirse aşağı hadden uzaklaşılarak ceza verme imkanı varken bunun yapılmayıp daha fazla ceza verilmelidir saiki ile teşebbüs bakımından benzer suça göre farklı kriter getirilerek esasen teşebbüste kalan yağma suçunun tamamlandığını kabul ederek uygulama yapmak hukuken uygun olmayacaktır.

Hırsızlık ve yağma suçlarında almak fiili bakımından gerekçenin aynı olduğu her ikisinde de zilyetliğin sona erdirilmesi gerektiğini görüşünü kabul etmekle beraber bu defa hırsızlık suçundan farklı olarak yağma suçunda kişinin tehdit edilmesi ile manevi dünyasında yaşadığı korkunun etkisi ile mal üzerinde tasarruf olanağının kalmadığı dolayısıyla suçun tamamlandığı veya kişiye karşı cebir kullanılarak malı alınır alınmaz suçun tamamlandığı görüşü de bileşik suçlarda suçun tamamlanması için bileşen her suçun tamamlanması gerekir prensibine uygun olmayacaktır.

Zira yeni Türk Ceza Kanun'u ile zaten neticesi harekete bitişik suç, ani suç kavrama terk edilmiş, yerine hareket suçları ve neticeli suçlar kavramı benimsenmiştir. Başka bir ifade ile bileşen hırsızlık suçundaki alma hareketinin tamamlanması için mağdurun malı üzerindeki tasarruf imkanının olanaksız hale gelmesi veya tarafımızca da benimsenen görüşe göre mağdurun zilyetliğinin sona erme neticesinin gerçekleşmesi gerekir.

Aksi görüşte kişinin tehdit edildiğinden malını verdiğini ancak daha sonra mücadele ederek geri aldığını ve sanığı yakaladığını farz ettiğimiz bir durumda da da suçun tamamlandığını kabul etmemiz gerekecektir.

Dairemiz uygulamalarında kişinin kendisinden tehdit veya cebirle alınan malını akabinde olay mahallinde veya çok yakınında mücadele ederek geri alması veya mücadelede sanığın atıp kaçması üzerine geri alması halinde suçun teşebbüs aşamasında kaldığı, zilyedin sanığı takip edip olay mahallinden uzakta malını sanıktan veya attığı yerden ele geçirmesi halinde suçun tamamlandığı, yine mağdurun malının mağdur yerine başkalarınca kesintisiz takip ile geri alınması halinde suçun tamamlandığı kabul eden az da olsa çelişkili kararlar verilmektedir.

Halbuki bu durumda kişi tehdidin etkisi ile malını sanığa verse de zilyetliği sona ermemiş ancak zilyetliğini geçici olarak kullanamamış ve malını geri alarak zilyetliğini devam ettirmiş olacaktır. Medeni Kanun'un 976. maddesine göre fiili hakimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması zilyetliği sona erdirmeyecek, geçici sebeplerle değil kalıcı ve uzun sebeplerle kullanılmaması halinde zilyetlik sona ermiş olacaktır.

Yine Medeni Kanunu’nun 981. maddesine göre kişinin zilyetliğine karşı yapılan saldırıyı kuvvet kullanarak def etme ... vardır. Bu hak nedeni ile kişi herkesten yardım isteyebilir. Kolluk görevlileri zaten görevleri gereği suçluyu yakalamak ve mağdurun zilyetliğini korumak zorundadırlar. Ceza Muhakemesi Kanununa göre herkes suçluyu yakalayabilir.

Dolayısıyla suçluyu bizzat zilyedin yakalayıp malını geri alması veya kaçarken atılan malını geri alması ile zilyedin dışındaki kişilerin malı sanığı takip edip geri alması halinde teşebbüs bakımından bir ayrım yapılamaz.

Kişinin malının kendisince veya başkasınca geri alınması, geri almanın olay mahallinde veya yakınında olması halinde teşebbüs hükümlerinin farklı uygulanması yerine kişinin zilyetliğini geçici olarak mı yoksa kalıcı olarak kaybettiği yani kişinin malı üzerinde tasarruf imkanının ortadan kalkıp kalkmadığına göre teşebbüs hükümlerinin uygulanması ilgili maddenin ve gerekçesinin lafzına ve ruhuna uygun olacaktır.

Zira bu kriter uygulamada getirilen kesintisiz takip kavramına da uygun bir kriter olacaktır.

Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosyamızda mağdurelerin malları üzerinde zilyedliği kesin olarak sona ermemiş ve mallarına geri kavuşmuş olduklarından sanık ve suç arkadaşının iki ayrı suçu teşebbüs aşamasında kalmıştır. Hükmün bozulması gerekir kanaati ile karara muhalif kalıyoruz.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/11181, K. 2024/5909, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11181
Karar No
2024/5909
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11182 K.2024/5911
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11183 K.2024/5906
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11184 K.2024/6008
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/11184 K.2024/18782
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/11186 K.2024/18478
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/11190 K.2024/6331

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.