İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/12335 Karar: 2023/9581 Tarih: 2023

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/12335 K.2023/9581

6. Ceza Dairesi 2023/12335 E. , 2023/9581 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulun

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/12335 E. , 2023/9581 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulun

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/12335 E. , 2023/9581 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2011 tarihli, 2010/134466 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 30. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.10.2013 tarihli ve 2011/1956 Esas, 2013/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 14.01.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. ... Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2014/453 Esas, 2015/653 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 19.07.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 23.11.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir. 4. İhbar üzerine ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/11938 Esas, 2018/10707 Karar sayılı kararı ile; "02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2018/506 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 7. ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2018/506 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.01.2022 tarihli ve 2020/4196 Esas, 2022/1177 Karar sayılı kararı ile; "17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 8. Bozma üzerine, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/80 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1.Tehdit suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, 2.Vesaire, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Mağdurun, sanığın kardeşinin kendisine olan 30.000,00 TL'lik borcundan dolayı icra takibi başlatması üzerine sanığın bu duruma sinirlenerek, mağduru telefonla aradığı, mağdura "El yumruğu yememişsin, şişleteceğim seni, yok edeceğim" şeklinde sözler söylediğinin iddia olunduğu belirlenmiştir. 2. Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kalan yargılama konusu eylemini 2010 yılı Temmuz ayında işlediği belirlenmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre; "Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ..., ..., ..., (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." 4. 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." şeklinde düzenlemeye haizdir. 5. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre; aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmiştir. 6. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sebebiyle zamanaşımının durma süresi; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.01.2014 ile ikinci suçun işlendiği 19.07.2014 tarihleri arasındaki 6 ay 5 gündür. 7. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımlanan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.01.2014 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 19.07.2014 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, suç tarihi olan 2010 yılı Temmuz ayından inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2022/80 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla