Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/12744 E. , 2025/1468 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/376 K. SUÇLAR : Basit yaralama, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, yapılan inceleme sonucunda, gereği dü
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/12744 E. , 2025/1468 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2022/376 K. SUÇLAR : Basit yaralama, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü: 07.10.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemeleri, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği üzere 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte istinaf kanun yolu uygulamaya girmekle birlikte 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun), bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) temyize ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Temyize konu dava dosyasında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce (24.06.2013 tarihinde) karar verildiğinden hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanması gerekecektir. 5271 sayılı Kanun'un temyiz nedenlerini bildirme zorunluluğuna dair hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından "Sebep içermeyen temyiz isteminin reddine" dair Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Olay günü, sanığın eşi olan mağdura hitaben "Seni boşayacağıma öldürürüm. Benim dediğimi yapacaksın. Yoksa seni öldürürüm." dediği ve akabinde mağduru tekme ile yataktan düşürerek tokatlamak ve yumruklamak suretiyle darp ettiği ve alınan adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığının iddia ve kabul edildiği olayda, Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine uyan tehdit suçu ile 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine uyan basit yaralama suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 09.11.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında tehdit ve basit yaralama suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.