Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/12894 E. , 2025/2203 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/508 E., 2021/405 K. SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz ed
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/12894 E. , 2025/2203 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/508 E., 2021/405 K. SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın her aşamada kasten yaralama suçuna ilişkin suçlamayı kabul etmesine rağmen tehdit suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, her aşamada sanığın savunmasının tutarlı ve çelişkisiz olması, hem mağdurun beyanı hem de sanığın savunmasından anlaşılacağı üzere mağdur ve sanığın boşanma aşamasında olmaları, dosyada mübrez iddianamelerden ve gerekçeli karar örneklerinden sanık ve mağdur arasında adli makamlara yansımış olayların bulunduğunun anlaşılması, dolayısıyla taraflar arasında husumet olduğunun varsayılabileceği anlaşılmakla mağdurun soyut beyanları dışında sanığın hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli tehdit suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında adli sicilinde mevcut ve tekerrüre esas alınan Gaziantep Kapatılan 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarihli ve 2011/1144 Esas, 2012/1114 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesi gereğince uygulama yapılmış olması karşısında; sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 2. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın her aşamada istikrarlı şekilde mağdurun kendisine "kızlar çalışsın, sen evde yat dümbük pezevenklik yap" diyerek bağırdığını, mağdura neden bağırıp hakaret ettiğini sorduğunu, mağdurun da kendisine "daha konuşuyor musun şerefsiz" dediğini, bunun üzerine hakaretlere dayanamayarak mağdura tokat attığını beyan ettiği, mağdurun da sanığın savunmasını doğrular mahiyette emniyette "kızlar çalışsın senin gibi namussuzlar evde otursun" dediğini, mahkemedeki beyanında bu sözleri sanığa sarfetmesi üzerine sanığın "kime namussuz diyorsun" diye sorması üzerine "sana" şeklinde cevap verdiğini beyan ettiği, dolayısıyla sanığın kendisine söylenen haksız fiil niteliğindeki bu sözlerin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu halde sanık hakkında müsnet suçtan dolayı belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de, Sanık hakkında adli sicilinde mevcut ve tekerrüre esas alınan Gaziantep Kapatılan 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarihli ve 2011/1144 Esas, 2012/1114 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince uygulama yapılmış olması karşısında; sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.