KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/15037 E., 2024/3764 K.
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Konu
- Finans Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/427 E., 2022/484 K
- Suçlar
- Nitelikli yağma, mala zarar verme, nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama - Bozma
Karar Detayı
1.043 kelime·5 dk okuma
Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,
412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden, ilk mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği Dairemizin 24.04.2018 tarihli onama kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli kararı arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak yapılan incelemede.
1- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde.
Olay günü gece vakti katılanların ikametine giren sanığın para kumbarasını kırarak 50,00 TL para ile alet çantasında bulanan bıçağı aldığı ayrıca evde bulunan bir miktar yiyecek malzemelerini çuvala doldurduğu esnada, katılanların eve gelmesi üzerine çuvalı bırakıp para ve bıçağı alarak pencereden atlayıp kaçtığı, sanığın kaçtığını gören katılanların sanığı kovaladığı ve başka bir sokak içerisinde üzerinde para ve bıçak olduğu halde yakalamaları üzerine sanığın katılanlara tornavida salladığı olayda;
hırsızlık olarak başlayan eyleminin evden aldığı para ve bıçak ile kaçabilmek için ikametin dışında katılanlara tornavida savurması ile birlikte yağmaya dönüştüğü olayda, mahalli mahkemenin suçların vasıflarını tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede konut dokunulmazlığın ihlali suçuna ilişkin bozma istemli görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise.
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; hırsızlık olarak başlayan eylemin elde edilen hırsızlık ürünü malın hakimiyet alanına sokulmadan kesintisiz bir şekilde takip yapan mağdura cebir kullanılarak eylemin tamamlanması sebebiyle yağma suçuna dönüştüğü, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehdidin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerekmektedir.
Yargıtay uygulamalarında da dayanılan "sahip olma teorisi" nin savunduğu gibi mağdurun hakimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Diğer bir deyişle mağdurun hakimiyet alanın bittiği yerde failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanı başlayacağından mağdurun hakimiyet alanından çıktığı anda suç tamamlanmış olacaktır.
Sanık eşyayı aldıktan sonra müdahale imkanı olacak şekilde kesintisiz, sıcak takip sonucu yakalanmış ise eylem teşebbüs aşamasında kalacak yoksa tamamlanmış olacaktır. Bu yakalama mesafesinin eşyanın alındığı yere olan uzaklığının çok da önemi yoktur.
Somut olayda katılanların sanığın peşinden koşarak kesintisiz takip sonucu sanığı yakaladığı, katılan ...'ın kendisini yakalaması üzerine sanığın tornavida çıkartarak katılana doğru hamle yaptığı diğer katılanın da gelmesi sonrası, katılanların sanığın elindeki tornavidayı alarak üzerindeki suç eşyalarıyla birlikte yakaladıklarının anlaşılması karşısında, kesintisiz takip sonucunda yakalanan ve bu yolla ele geçen suça konu para ve bıçağın katılanların tam hakimiyeti alanından çıkmadığı sonuç olarak bu olayda sanığın, kanun gerekçesinde zilyetlikten yola çıkılarak kapsamı belirlenen,
“hukuki anlamda alma” hareketini tamamlayamadığı ve zilyetlik hakkının ihlal edilmediği, bunun tehlikeye girdiği, sanığın mal üzerinde hakimiyet tesis etmediği, mülkiyet ve zilyetlik hakkının ihlal edildiği neticenin failin mal üzerinde hakimiyet tesis edememesinden dolayı gerçekleşmediği yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atıla yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi,