KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/15143 E., 2023/13644 K.
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/192 Esas, 2021/564 Karar
- Suç
- Tehdit
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/192 Esas, 2021/564 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5237 sayılı
Karar Detayı
503 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Kanun'un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 01.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 04.01.2023 tarihli ve 94660652- 105-16-16444-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/4882 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/4882 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "Somut olayda, anılan Mahkeme kararı ile, sanığın müştekinin telefonuna gönderdiği "Ya ...'yi gönderin meydandayız ya da torununu gönder, yoksa biz almasını biliriz, bir yerde denk geliriz...
Biz sahildeki konak kafenin önündeyiz, hadi bekliyoruz..." şeklindeki mesaj nedeniyle 5237 Kanun’un 106/1-1. cümlesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de, söz konusu sözlerin sair kötülük kapsamında değerlendirilebileceği, bu itibarla sanığın anılan Kanun'un 106/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında. "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Şeklinde düzenleme mevcuttur.
2. İncelenen dava dosyasından; hükümlünün, müştekinin telefonuna gönderdiği "ya ...'yi gönderin meydandayız ya da torununu gönder, yoksa biz almasını biliriz, bir yerde denk geliriz... hem kızı kaçırın hem de savcılığa verin tamam mı görüşeceğiz...biz sahildeki konak kafenin önündeyiz, hadi bekliyoruz..." şeklindeki mesajları nedeniyle 5237 Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de,
anılan sözlerin vücut bütünlüğüne yönelik tehdit kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sair kötülük kapsamında basit tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının mahkemesince karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ...