İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/15670 Karar: 2025/2513 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/15670 K.2025/2513

6. Ceza Dairesi 2023/15670 E. , 2025/2513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2327 E., 2022/2757 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön incelem

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/15670 E. , 2025/2513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2327 E., 2022/2757 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön incelem

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/15670 E. , 2025/2513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2327 E., 2022/2757 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/278 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a,b, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6'şar yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, güvenlik tedbirlerinin, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 168/1-3, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5'er yıl 6'şar ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, güvenlik tedbirlerinin, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/2327 Esas, 2022/2757 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar ..., ... müdafileri ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularını, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Masumiyet karinesine aykırı yargılama yapılarak adli sicil kaydı göz önünde bulundurularak mahkûmiyet hükmü kurulduğu, delillerin eksik değerlendirildiği ve lehe olan delillerin değerlendirilmediği, iletişim tespiti (HTS) kayıtları ve Baz Kayıtlarının değerlendirilmeyerek hukuka aykırı karar verildiği, müvekkili olan sanığın aşamalarda tutarlı, istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunduğunu, müvekkili olan sanığın suç işleme kastıyla olay yerine gitmediğini, suç işleme kastıyla hareket etmediğini, olayın bir anda gerçekleştiğini, müvekkili olan sanığın suç işlediğine dair kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, katılan beyanlarının dosyadaki mevcut delillerle çeliştiğini, katılanın sanık ... ile olay günü telefonla görüşmelerini beyan etmeyerek mahkemeyi yanılttığı, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında olayın oluş şeklini değiştirmeye çalıştığı, müvekkili olan sanığın, sanık ... ile katılan arasındaki olayın tarafı olmadığı ve olay sırasında sanık ...'da bulunan silahın etkisiyle olay yerinden ayrılamadığını, sanık ... ile katılan ... arasından motosikletten kaynaklanan husumet olduğunun katılanın hazırlık beyanıyla da sabit olduğu, katılanın sanık ...'ya karşı motosikletten kaynaklanan zararı ödememek için yağma isnadında bulunduğunu, aşamalarda değişen katılan beyanına üstünlük tanınarak mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu, müvekkili olan sanığın suça iştirakine yönelik katılan beyanı da dahil somut bir delilin bulunmadığı, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, üst sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yağma suçlarında maddi deliller değerlendirilmeden müşteki beyanı esas alınarak mahkumiyet hükmü verilmesinin evrensel ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığı, sanığın lehine olan delillerin değerlendirilmediği, müvekkili olan sanığın ailesinin malvarlığı itibariyle sanığın yağma yapmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, olay günü katılanın müvekkili olan sanığı aradığı ve her ikisinin iki defa telefonla görüştükleri, katılanın müvekkili olan sanıkla görüşmek istediğinin dosyadaki delillerle sabit olmasına rağmen değerlendirilmediği, katılanın bu konudaki beyanlarıyla mahkemeyi yanılttığı, katılan ile sanık ... arasında motosiklet konusu nedeniyle tartışma yaşandığını, evde başlayan tartışmanın dışarıda devam ettiğini, sanık ...'nın elinde pompalı tüfek olması nedeniyle müvekkil sanığın silahın korkutucu etkisi altında araca binmek zorunda kaldığını, bu durumun tanık ...nın beyanlarıyla sabit olduğunu, müvekkil sanığın katılan ...'ye kefil olması nedeniyle olayların başına geldiğini, müvekkili olan sanığın maddi menfaat temin etmediği ve suça iştirakinin bulunmadığı, katılanın sanık ...'ya karşı motosikletten kaynaklanan zararı ödememek için yağma isnadında bulunduğunu, tanık ... ve sanık ...'nın baz bilgileri temin edilerek olay yerinde olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiği, sanığın arabasından 500 TL alındığına dair müşteki beyanı dışında bir delilin bulunmadığı, bu iddianın soyut nitelikte olduğu, katılanın şikayetten vazgeçme karşılığında para talep ettiğinin tanık beyanıyla sabit olduğu, katılanın olay sırasında babasıyla görüşme yaptığına dair beyanlarının da ispat edilemediği ve tutarsız olduğu, takdiri indirim uygulanmamasının gerekçesiz olduğu, tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, konutta yağma yapılmamasına rağmen konutta yağma suçundan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, üst sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, eksik araştırma ve inceleme sonucunda mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir. Sanık ... Müdafii Temyiz Sebepleri: Suçların işlendiğine dair müşteki soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delilin bulunmadığı, müştekinin beyanlarının çelişkili olduğu, suçların unsurları itibariyle oluşmadığı, olayda haksız tahrik ve meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İlk derece mahkemesince, katılandan yağmalana aracın sanık ...'nin ağabeyi olan tanık ...'in yerini bildirmesi üzerine iadesinin sağlandığı, yağmalanan 500 TL paranın ise soruşturma aşamasında tanık ... tarafından katılana ödendiği kabul edilerek sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. Maddesi gereğince cezalarından indirim yapılmış ise de; katılandan yağmalanan aracın sanık ...'in ağabeyi tanık ...'in yer bildirmesi sonucunda iadesinin sağlandığı hususunun 22.01.2022 tarihli Olay Tutanağı ile sabit olduğu ancak katılandan yağmalanan 500 TL paranın katılana soruşturma aşamasında tanık ... tarafından ödendiğine dair iddianın katılan tarafından doğrulanmadığı gibi başka bir delille de ispat edilemediği, bu durumda yalnızca yağmalanan aracın etkin pişmanlık gösterilerek iade edildiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 168/4. maddesi gereğince katılandan kısmi iadeye muvafakat gösterip göstermeyeceği sorulup sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince, sanıkların iştirak halinde silah ve cebir kullanmak suretiyle katılanı evde tuttukları, ardından yine silah ve cebir suretiyle katılanın aracını ve araçtaki 500,00 TL. parasını aldıkları ve katılanı bu araçta alıkoymaya devam ettiklerinin kabulüyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında ve gerekçede 5237 sayılı Kanun'un 109/3. maddesinde nitelikli hal olarak düzenlenmeyen 'Konutta' ibaresine yer verilmesi, maddi hata olarak kabul edilmiş ve mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 3. Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289 maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla