KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/16671 E., 2024/587 K.
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Sayısı
- 2022/4146 Değişik İş
- Suçlar
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit
- Karar
- İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" ve "tehdit" suçlarından şüpheliler hakkında yapılan soruşturma sonucunda Konya Cumhuriyet
Karar Detayı
577 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Başsavcılığınca verilen 14.07.2021 tarihli ve 2021/29960 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Konya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/4146 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.11.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-42-76-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2023 tarihli ve 2023/52542 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52542 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"Dosya kapsamına göre, şüphelilerin avukat oldukları, müştekiyi telefonundan defalarca arayarak memuriyetten atılma ve hapse girme şeklinde tehditlerde bulunmak suretiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçunun işlendiği iddiasıyla yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay
18. Ceza Dairesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/6844 esas, 2018/ 4309 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin iddiası doğrultusunda, şüpheli / şüphelilerin eylemlerinin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine,
suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu olayda; şüphelilerin avukat oldukları, şikâyetçiyi telefonundan defalarca arayarak memuriyetten atılma ve hapse girme şeklinde tehditlerde bulunmak suretiyle "kişilerin huzur ve sükununu bozma" ve "tehdit" suçlarının işlendiği iddiasıyla yapılan şikâyet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda, şüphelilerin eylemlerinin görevlerinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine,
suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan, delil yetersizliğinden bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya